Putin hepsini NATO’laştırdı..

0

ABD Başkanı Joe Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tüm Avrupa’yı Finlandiya gibi tarafsız yapmak isterken, hepsini “NATO’laştırdığını” savundu.

ABD’nin son dönemdeki liderliğine değinen Biden, Rusya-Ukrayna savaşında ABD’nin Rusya’ya yaptırımlar ve Ukrayna’ya yardımlar konusunda öncü rol üstlendiğini söyledi. Biden, “Putin sadece Ukrayna’yı ele geçirmek istemiyor, gerçekten Ukrayna halkının kültürünü ve kimliğini yok etmek istiyor. Okulları, bakım evlerini, hastaneleri, müzeleri vurmasının başka bir nedeni olamaz.” dedi.

ABD’nin son dönemde Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik sürecine verdiği desteğe de işaret eden Biden, “Putin, tüm Avrupa’yı Finlandiyalaştırarak tarafsız yapmak istedi ancak hepsini NATO’laştırdı.” diye konuştu. ​​​Biden’ın konuşmasında, Rusya’ya yaptırımlar konusunda ABD’ye destek veren Asya ülkelerini sayarken “Güney Kore” yerine “Kuzey Kore” demesi ise dikkati çekti.

Pekin'e göre ABD, Çin'i çevreleyerek hegemonyasını sürdürmeyi amaçlıyor

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Vang Vınbin ise ABD’nin, Çin’i çevreleyip kalkınmasını bastırarak hegemonyasını sürdürmeyi amaçladığını savundu.

Vang, ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken’in Amerikan dış politikasının kısa ve uzun vadeli hedeflerine işaret ettiği konuşmasında Çin’e ilişkin yaptığı değerlendirmeleri eleştirdi. Blinken’ı, “Çin tehdidini abartmak”, “dezenformasyon yaymak” ve “Çin’in iç ve dış politikasının karalamakla” suçlayan Vang, “Bütün amaç, Çin’i çevreleyip kalkınmasını bastırarak ABD hegemonyasını sürdürmek. Bu tutumu kınıyor ve reddediyoruz.” dedi.

Vang, Çin’in “uzun vadede uluslararası düzene yönelik en ciddi tehdit” olarak tanımlanmasını eleştirerek, “Gören her göz kolaylıkla ayırt edebilecektir ki; ABD’nin savunduğu kurallara dayalı uluslararası düzen, ABD ve az sayıdaki diğer ülkenin, ABD hakimiyetindeki ‘düzen’ denilen şeyi sürdürmek üzere oluşturduğu ‘güçlünün hukukundan’ ibarettir. ABD daima kendi hukukunu uluslararası hukukun üzerine koyuyor ve yalnızca kendi yararına gördüğü uluslararası kurallara seçici şekilde uyuyor. Uluslararası düzen için en büyük istikrarsızlık kaynağı bu.” ifadelerini kullandı.

Çin’in Birleşmiş Milletler merkezli uluslararası sisteme ve uluslararası hukuka ve BM Şartı’nın amaç ve ilkeleriyle çerçevesi çizilen temel uluslararası normlara bağlı olduğunu vurgulayan Vang, “Demokrasi ve insan hakları insanlığın ortak değerleridir. Hiçbir ülke bu değerler üzerinde tekeli olduğunu iddia edemez.” değerlendirmesinde bulundu.

Blinken, ABD’nin Çin ile rekabetine değindiği konuşmasında, “Çin, uluslararası düzeni yeniden şekillendirmek niyetine ve bunu yapacak ekonomik, diplomatik, askeri ve teknolojik güce sahip tek ülke. Pekin’in vizyonu bizi dünyanın son 75 yılda ilerlemesini sağlayan evrensel değerlerden uzaklaştıracak.” demişti.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz