RTÜK’ün televizyon yöneticilerine gönderdiği “yangın görüntüleri uyarısı” tartışma başlattı..

0

RTÜK’ün orman yangınlarıyla ilgili televizyon yöneticilerine gönderdiği “yangın görüntüleri uyarısı” tartışmaları da beraberinde getirdi.

RTÜK, medya kuruluşlarını, tarafların imza altına aldığı Yayıncılık Etik İlkeleri çerçevesinde uyarması kadar doğal bir şey olmayacağını savundu. RTÜK üyesi Okan Konuralp ise “Liyakatsizlik ve kibrin geldiği nokta. Ormanlarımızı yeniden yeşerteceğimiz gibi bu sansürü de aşarız.” dedi. Türkiye Gazeteciler Sendikası da yangını söndürmek yerine sansürlemenin kimseye faydasının olmayacağını bildirdi.

RTÜK’ün yayıncıları uyardığı mesajı şöyle: “Medya kuruluşumuzun değerli temsilcisi; ülkemizde yaşanan her türlü olağanüstü durumda ve afetlerde devlet, millet ve medya iş birliği olası krizlerin etkin ve verimli yönetilmesi açısından çok değerlidir. Hem ormanlarımızın hem de yüreklerimizin yandığı bugünlerde, bu iş birliğinin kaçınılmaz olduğu açıktır. Yangınların insanlarımız üzerindeki algısal tesirini vahim hale getirmek hiçbir şeyin çözümü değildir. Yaşanan elim hadiselerin toplumsal bir kriz haline gelmemesi devlet yönetiminin de medyamızın da arzusudur. Medyamızın sorumluluk bilinci içinde duyarlılıkla hareket etmesi, vatandaşlarımızın ve yangın söndürme ekiplerinin moral ve motivasyonu açısından çok önemlidir. 

Verilen haberlerde halkı yanlış yönlendirebilecek üsluptan sakınılması, gerçeği yansıtmayan yanıltıcı görüntülere yer verilmemesi gerektiği daha önce Üst Kurulumuz tarafından sizlere hatırlatılmıştır. 

Ancak, Üst Kurulumuz tarafından yapılan yayın denetimlerinde, maalesef ki, birçok yayıncı kuruluşun bu konuda gereken hassasiyeti göstermediği, kamuoyunda korku ve endişe uyandıracak şekilde haberlerin aktarıldığı, sahadan yapılan devamlı canlı yayınların halkın ve yangın söndürme ekiplerinin motivasyonunu kıracak şekilde oldığı görülmektedir. 

130 farklı noktada çıkan yangınlar acil müdahale ekipleri tarafından başarıyla söndürülmüşken buraları hiç görmeksizin sadece yanan alanların ısrarla ekranlara taşınması, kaos havası beklentisinde olan çevrelerin istediği yönde bir yayıncılıktır.

Bugün itibari ile, RTÜK uzmanları tarafından cezai yaptırıma esas oluşturulması amacıyla raporlama çalışmasına başlanılmıştır. Bu minvalde, orman yangınlarıyla ilgili yapılan yayınların 6112 sayılı Kanun’da yer alan yayın ilkeleri doğrultusunda gerçekleştirilmesi, tereddütler halinde İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı ile temasta olunması son derece önemlidir. Aksi takdirde söz konusu yayın ilkelerini hiçe sayan medya hizmet sağlayıcılara en ağır müeyyidelerin uygulanması kaçınılmaz hale gelecektir.”

RTÜK’ün üyesi Onur Konuralp, sosyal medya üzerinden RTÜK’ün televizyon yayıncılarını yangın görüntüleri konusunda uyardığı mesaja tepki gösterdi. Konuralp, şu mesajı verdi: “Uzun uzadıya yorumlamaya gerek yok! Liyakatsizlik ve kibrin geldiği nokta; acizliklerinin ve beceriksizliklerinin üstünü sansür yoluyla örtmek…Lakin ormanlarımızı yeniden yeşerteceğimiz gibi bu sansürü de aşarız…”

RTÜK’ün bir başka üyesi İlhan Taşcı ise sosyal medya üzerinden “RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in yangın görüntüleri ile ilgili televizyon yöneticilerine tehdit içeren mesaj gönderdi.” paylaşımı yaptı. Taşcı’nın açıklaması şöyle:

“RTÜK Başkanı Şahin, özel hat üzerinden Türkiye’deki tüm yayıncıları tehdit etmiştir! Türkiye yangın yerine dönmüş, ciğerlerimiz yanarken; RTÜK Başkanı Şahin, Üst Kurul ile yayıncılar arasındaki ‘özel hat’ üzerinden televizyon yöneticilerini tehdit etti. Şahin gönderdiği mesajda televizyon yöneticilerine ‘Yangınları göstermeyin yoksa size en ağır cezayı veririm’ diye tehdit savuruyor. 

Gazetecilerin görevi, gerçeği kamuoyuna aktarmak, kamu yararı doğrultusunda gerçeğin izini sürmektir. RTÜK Başkanının keyfi istedi diye gerçeklikten kopmak, televizyon yayıncılarının işi olamaz. Kameraları alevlerden başka yöne çevirmek yangınların söndüğü anlamına maalesef gelmiyor, gelmeyecek. O kameralar, halkın gözü, kulağı olmak zorundadır. 

Yöneticilerin gerçeklikten koptuğu, ne yapacağını bilmez halde olduğu bu günlerde, gerçeğin tüm yalınlığıyla yalnızca acıyı iliklerine kadar duyumsayan halkımız farkında. Anlaşılan halkın duyarlılığı, farkındalığı ve fedakarlığı RTÜK Başkanını rahatsız etmiş. Bu farkındalığı sona erdirebilmek için yayıncılara parmak sallıyor, cezayla tehdit ediyor. 

Görevi televizyonları denetlemek ve düzenlemek olan RTÜK’ün başkanı 2021 yılında hala tek kanallı yayıncılığın özlemi peşinde koşturuyor. Şaşırmadım ama ülkem ve yayıncılık açısından üzgünüm. Yazık oldu!”

Yangını söndürmek yerine sansürlemenin kimseye faydası yoktur

Türkiye Gazeteciler Sendikası da yangını söndürmek yerine sansürlemenin kimseye faydasının olmayacağını bildirdi. Sendikanın konuya ilişkin açıklaması şöyle:

“Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), televizyon kanallarına orman yangınlarıyla ilgili bir ‘uyarı mektubu’ göndererek ‘130 farklı noktada çıkan yangınlar başarıyla söndürülmüşken buraları hiç görmeksizin sadece yanan alanların ısrarla ekranlara taşınması, kaos havası beklentisinde olan çevrelerin istediği yönde bir yayıncılıktır’ ifadelerini kullandı.

‘Yayın ilkelerini hiçe sayan’ medya kuruluşlarına ‘en ağır cezaların’ verileceğini duyuran RTÜK, editoryal bağımsızlığa açıkça müdahale etti. Görev tanımının dışına çıkarak RTÜK’ü bir sansür mekanizması gibi çalıştıran RTÜK Başkanı, TV kanallarını tehdit ederek suç işlemektedir.

Habercilik engellenirse dezenformasyon artar ve asıl o zaman provakasyon için uygun ortam oluşur. Yangını söndürmek yerine sansürlemek peşinde koşmanın kimseye faydası yoktur.

Ayrıca, sahada çalışan gazetecilerin hedef gösterilmesi ve darp edilmesi de kabul edilmez. Meslektaşlarımıza yapılan saldırıyı kınıyor, faillerin hukuk önüne çıkartılmasını talep ediyoruz.”

RTÜK’ten açıklama

RTÜK Başkanlığı, mesaj için açıklama yaptı. Açıklamada, mesaj için “RTÜK’ün medya kuruluşlarını, tarafların imza altına aldığı Yayıncılık Etik İlkeleri çerçevesinde uyarması kadar doğal bir şey yoktur.” denildi. Açıklama şöyle:

“Ülkemizdeki radyo ve televizyon yayıncıları, TBMM’de millet iradesiyle çıkarılan 6112 sayılı Yasa çerçevesinde faaliyet göstermektedirler. Ayrıca RTÜK tarafından paydaşlarla birlikte hazırlanan ve yayıncılarımızın altına imza koyduğu Görsel-İşitsel Yayıncılık Etik İlkeleri ortadadır. Bütün yayıncılarımız yayıncılık ilkelerinin farkındadır.  Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Anayasa ve Kanunla teşekkül etmiş resmi yayıncılık otoritesidir. RTÜK’ün yayıncı kuruluşlarla teması doğaldır ve bu ilişkiler görevleri arasındadır. RTÜK Başkanlığı, Yasanın verdiği yaptırım yetkisinden önce yayıncı kuruluşlarla diyalog halinde yayınlardaki eksikleri istişare etmektedir. Gerekli hallerde uyarılar doğrudan muhatap Genel Yayın Yönetmenine iletilmektedir.

RTÜK Başkanlığı tarafından yapılan her olumlu ve yapıcı açıklamayı kamuoyuna farklı bir şekilde sunma çabası manidardır. Üst Kurul Başkanlığımız açık kapı iletişim politikasıyla hareket etmektedir.

Bugün ülkemizdeki yayıncı kuruluşlara ilettiğimiz mesaj yayıncı kurumların tepe yöneticilerine ‘kişiye özel’ olarak gönderilmiştir. Mesaj, diyalog çabamızın bir parçası olarak gizli ve saklı olmayan ilgili kanun maddelerinin ve yayıncılık etik ilkelerinin hatırlatmasıdır.  RTÜK’ün medya kuruluşlarını, tarafların imza altına aldığı “Yayıncılık Etik İlkeleri” çerçevesinde uyarması kadar doğal bir şey yoktur. Zira, bu ilkeler konusunda hassas davranılmasını istemek ve ikazda bulunmak yayıncılık alanını düzenleme ve denetleme görevi olan RTÜK’ün sorumluluğudur.

Görsel-İşitsel Yayıncılık Etik İlkeleri’nin 15. Maddesi yani ‘Savaş, terör amaçlı saldırı, doğal afet ve benzeri olağanüstü durumların ortaya çıkardığı kriz zamanlarında sağduyulu ve sorumlu davranmak; toplumda korku ve infial oluşturabilecek yayınlardan kaçınmak’ bölümü tüm yayıncılarımız tarafından kabul görmüş ve imzalanarak kayıt altına alınmıştır. Hal böyleyken bu hatırlatmaları yapmayı, farklı yerlere çekme çabalarını art niyet olarak görüyoruz.” 

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz