Sedat Peker ve Sülüman’ın Küfürbaz Papağanı

0
Prof. Dr. Orhan Yılmaz

Dilimizde “Eşşek arısı kovanına çöp dürtmek” diye bir deyiş vardır. Sedat Peker ile ilgili son günlerdeki gelişmeler sanki böyle.

Eşek arısı kovanına kaç kez çöp dürtülmüş, hafızalarımızı bir tazeleyelim:

1. Olay: Geçtiğimiz yıl 21 Nisan’da, Sedat Peker’in evine baskın yapıldı. Bu normal bir şey, devletin kolluk kuvvetleri, elbette kendilerine verilen emirleri yerine getirecek.

Ancak evde sadece Sedat Peker’in eşi, bakıcı kadın ve üç ufak çocuğu olduğu bilindiği halde, polisler evin kapısı kırarak içeri girmek istedi.

Avukat olan annelerinin uyarısına rağmen, polisler kızlarının odasına uzun namlulu silahlar ile girdi. Bunun üzerine Sedat Peker video yayınlarına başladı. Sedat Peker bir süre video yayınladı. 

Peşinden, kapalı kapılar ardında ne olduysa, BAE tarafından Sedat Peker’e “video yayınlamaması” için yasak getirildi.

Sedat Peker bu yasağa uydu. Bir süre suskun kaldı. Video yayınlamadı ancak, bilahare Twitter’da “delicavus_nth” ile “uzuncavus_” hesapları ve avukatı Emre Olur üzerinden Twitter mesajları atmaya başladı.

2. Olay: Sedat Peker’in Beykoz’daki evi, milli park sınırları içine alındı.

Daha önce yazmıştım, 1972’de gösterime giren “Baba”(Godfather) filminde, baba Vito Corleone (Marlon Brando) ile oğlu Michael (Al Pacino) arasında, “Ailedeki hainin tespiti” ile ilgili bir diyalog vardır. 

Corleone Ailesi ile Barzini Ailesi birbirlerine karşı çeşitli hamleler yapmaktadır. Bir toplantı düzenlenerek, barışma imkânı vardır. 

Baba Vito Corleone, oğlu Michael’a “Önce Barzini sana karşı harekete geçecektir. Tamamen güvendiğin biriyle bir toplantı ayarlayacaktır. Güvenliğini garanti edecektir ve o toplantıda seni öldürecekler. Barzini’yle toplantı teklifini sana kim getirirse, içimizdeki hain odur. Bunu asla unutma!” der. 

Baba Vito’nun öngörüsü doğru çıkar. Toplantı teklifini Corleone Ailesi’nden Sal Tessio getirir. Gerçekten de Corleone Ailesi içindeki hain odur.

İktidar kanadı, kendi içinde bir hain arıyorsa, bence aynı yolu denemeli.

Sedat Peker’in evinin milli parklar içine alınması teklifini iktidardaki yetkililere ilk kim önerdi ise, bu olayı kim pişirdi ise, iktidardakiler o kişiye/kişilere hain gözüyle bakabilir. 

Çünkü kendilerine değil, muhalefete çalışıyor. Bu tüyo da benden size kıyak olsun.

Sedat Peker sürekli olarak “Seçim tarihi açıklanana kadar video yayınlamayacağım, beklemedeyim” diyor. 

Ancak iktidar kanadından bazı provokatörler, sürekli olarak arı kovanına çomak sokuyor, Sedat Peker’i tahrik ediyor.

Sedat Peker’in “Türkiye’deki tek mal varlığım” dediği Beykoz’daki evi, milli park sınırları içine alınınca, eşek arısı kovanına bir kez daha kalın bir çomak sokulmuş oldu.

Buna karşılık, Sedat Peker Ağustos sonlarında, Ali Fuat Taşkesenlioğlu, mv. Zehra Taşkesenlioğlu, Ünsal Ban, cb. danışmanı Serkan Taranoğlu ve TOBB üyesi Salih Orakcı’nın içinde olduğu bazı akçalı ilişkileri bir dizi Twitter mesajı ile açıkladı.

Şirketinin sermaye artırımının onaylanması için kendisinden rüşvet istenen, Marka Yatırım Holding’in sahibi Mine Tozlu Sineren, Halk TV’deki canlı yayında, Sedat Peker’in iddialarını doğruladı.

Böylece rüşvet, irtikap ve yolsuzluk iddiaları, cb. danışmanı Serkan Taranoğlu ile saraya kadar uzandı.

3. Olay: 14 Eylül Çarşamba günü, Sedat Peker’in Beykoz’daki evine gelen bir saldırgan, evdeki görevli Yılmaz Günay’ı 3 kurşunla yaraladı. 

Yine bir başka eşek arısı kovanına çöp dürtme hadisesi.

Sedat Peker’in bu saldırıya yorumu “Aptal düşmanlar, maalesef insanın zekâsını köreltiyor.” oldu.

4. Olay: BAE’nde, Sedat Peker ile birlikte kalan Seyfi Gedikli isimli bir arkadaşı vardır. Bu Seyfi Gedikli’nin ana-babasının ve kızlarının kaldığı evin kapısına silahla ateş edildi.

Bu da başka bir eşek arısı kovanına çöp dürtme vakası oldu.

5. Olay: 17 Eylül günü, Sedat Peker aleyhine yayınladığı tehdit videoları ile tanınan Ümraniyeli Cenk Çelik isimli bir “klavye delikanlısı”, sokakta yürürken, silahlı saldırıya uğradı.

Aleyhinde konuşanı silahla vurdurmak Sedat Peker’in tarzı değil. Bu tip insanlar genellikle iyi bir dayak yedikten sonra, Sedat Peker’e “özür dileme videosu” yayınlar. 

Cenk Çelik’in silahla vurulması işinin bir kışkırtma, yani başka bir eşek arısı kovanına çöp dürtme hadisesi olduğu belli.

Zaten Sedat Peker de, bu olayla bir ilişkisinin olmadığını söyledi. Kendisini zor duruma düşürmek isteyen bazı kişilerce bu olayın gerçekleştirilmiş olabileceğini açıkladı.

6. Olay: 17 Eylül günü sanal âleme düşen haberlere göre, Sedat Peker’in Avukatı Emre Olur’a bir operasyon yapıldı.

Avukat Emre Olur, Arnavutluk üzerinden BAE’ne Sedat Peker’in yanına geldi. BAE yetkilileri Emre Olur’a oturum izni vermedi ve uçakla tekrar Arnavutluk’a yolladı.

Emre Olur, Tiran Havaalanı’na varınca, bu sefer Arnavutluk yetkilileri Emre Olur’u İstanbul’a uçmaya hazırlana bir uçağa bindirerek, İstanbul’a yollamaya kalktı.

O sırada, bu operasyonun icrasına ortak olan bazı Türk yetkilileri de havaalanında bu olayları takip etmektedir.

Emre Olur’un, Arnavutluk vatandaşlığı ve pasaportu vardır. Hemen Emre Olur’un avukatı olaya müdahale etmiş. 

Emre Olur ile avukatı Arnavutça konuşmaya başlamış. Bunu duyan Arnavut polisler, Emre Olur’a sahip çıkıp ve uçaktan indirmişler.    

Bilahare, Emre Olur’un İstanbul’a getirildiği medyaya yansıdı.

Yazımı, bu duruma uyan bir fıkra ile bitireyim (Fıkrada, bazı küfürleri noktalayarak yazdığım halde, fıkranın orijinalindeki küfür sözcükleri daha ağırdır. Bu küfür sözcükleri için herkesten, ama özellikle bayan okuyuculardan özür dilerim):

Sülüman adında birisi, bir papağan almaya karar verir. Bir pet shopa gider. 

Papağanın birisi çok hoşuna gider. Pet shop sahibi ile anlaşırken, satıcı;

-“Beğendiğiniz bu papağan çok akıllı ve konuşkandır. Ancak bir kusur var, ağzı çok bozuktur, tavsiye etmem.” der. 

Tüy renkleri ve duruşu ile çok hoşuna gittiği için, Sülüman yine de papağanı satın alır. 

Papağanı eve getirir, salondaki yerine koyar. Papağanın ağzından çıkan ilk laf; 

-“Sülüman, senin g…..e k….m” olur. 

Sülüman bozulur, şaşırır ama evde tek başına yaşadığı için bu küfürü pek sorun etmez. 

Papağan, Sülüman’ı gördükçe, küfür etmeyi adet haline getirir.

Ancak eve Sülüman’ın misafirleri gelince, papağan küfürleri bu sefer peş peşe sıralamaya başlar. 

Aradan günler geçer, Sülüman ne yaparsa yapsın, papağanı bu küfür etme huyundan vazgeçiremez. 

Naçar kalınca, papağanı aldığı pet shopa gider ve papağanı aldığı satıcıya bunun çaresini sorar. 

Satıcı, Sülüman’a, papağanın kafesinin üzerini bir örtü ile örtmesini ve 60 gün açmamasını söyler. 

Yemini ve suyunu, kafesini örtüsünü hafifçe kaldırıp, papağanın Sülüman’ı görmeyeceği şekilde vermesini sıkı sıkı öğütler.

Papağanın, ancak 60 günlük süreden sonra düzeleceğini ve küfür etmeyi bırakacağını anlatır. 

Sülüman eve gelir. Papağanın kafesini örter. Yemini ve suyunu, örtüyü hafifçe kaldırıp, kafese bırakmaya başlar. 

Aradan bir hafta, derken bir ay, derken 1,5 ay geçer. Ancak papağandan hiç ses çıkmamaktadır. 

60 günlük sürenin dolmasına birkaç gün kala, Sülüman artık papağanın öldüğünü düşünüp, örtüyü aralayıp, papağanı kontrol etmek ister. 

Örtüyü araladığında, papağanla göz göze gelir. Ve papağan;

-“Sülüman, yine g.t.n kaşındı herhalde?” der.

Sedat Peker, kışkırtıldıkça Twitter mesajı veya video yayınlıyor. 

İfşaatların yönü de yukarılara gitmeye başladı. 

Bu yüzden bu fıkra aklıma geldi.

Sedat Peker’e yapılan peş peşe tahriklere bakınca, bence birilerinin bir yerleri fena halde kaşınıyor!..

Önceki İçerikGerçekten Bir Despotun Sizi Yönetmesi Özlemini Duyuyor musunuz?  
Sonraki İçerikKalemim suskun
1962 doğumlu. Tokat’ın Zile İlçesi’nden bir köylü çocuğudur. 1984 yılında Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü’nü bitirdi. 1997 yılında Birleşik Krallık, University of Aberdeen’de yüksek lisans, 2007 yılında Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü (zootekni bölümü)’nde doktora çalışmasını tamamladı. Mesleği ziraat dışında, Çerkezler ve Aleviler gibi diğer bazı sosyal alanlarda da amatörce akademik çalışmalar yapmaktadır. Kitap okumak ve motosiklet kullanmak özel ilgi alanlarıdır. “Hayvanları sevmeyen, insanları da sevmez” zihniyetli, hararetli bir hayvan sever ve hayvan hakları savunucusudur.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz