Sezen Aksu ve ülke gündemi

3
Latest posts by Sinan Eskicioğlu (see all)

Sosyal Medya’da yeni bir linç kampanyası başladı.

#Sezenaksuhaddinibil isimli linç kampanyasını başlatanların derdi belli aslında: ‘Had bildirme’.

Bu densizler kimler?

Bu densizler kendini en iyi Müslüman, en iyi inançlı zanneden ama aynı zamanda zerre kadar İslam’dan, dinden, Hz. Muhammed’in hayatından bilgi sahibi olmamış ama bir o kadar da IŞID zihniyeti gibi kendini dinin, İslam’ın ve Allah’ın sahibi sanan orta çağ kilise papazlarından farkları olmayan sözde, pseude Müslümansılar.

Sus.

Sus.

Sus.

Sus.

Artık yeter.

İnsanlar sustukça bu densizler hadsizliklerinde derece üzerine derece katmaya başladılar.

IŞID dediğimiz İslam ve Müslüman olmayan, kendi içlerindeki pisliği kusan insan bozmaları Afganistan’ın Paktiya şehrinde yaşayan bir müzisyenin enstrümanını yakıyorlar. Adamcağız çaresiz ağlarken ışıdcılar da pis pis gülüyorlar.

Ne adına yakıyorlar?
İslam adına.

Bre insan görünümlü embesiller Hz. Muhammed Medine’ye teflerle, melodilerle ve ezgilerle girmemiş miydi?

Kendini bilmezler de sanki bizlere IŞID’ın bu eylemlerini hatırlatmak istercesine Sezen Aksu’nun şarkı sözünü cımbızlamışlar.

Şarkı ve müzik kisvesi altında diyerek saydırmışlar.

Bu güruhun içinde milletvekili var, belediye başkanı var ve halk da var.

‘Binmişiz bir alamete

Gidiyoruz kıyamete

SeIam söyleyin o cahil

Havva iIe Ademe..’

Sezen Aksu parçasında Adem ile Havva’ya cahil dedi diye koparılan bu linç kampanyasının 3 boyutu var.

Birincisi politik yön:

Ülkedeki ekonominin durumu ortada. Zamlar fiyat ayarlaması yalanıyla halka yutturulmaya çalışılıyor. ‘Nas var faizi indireceğiz’ söyleminin dövizi arttıracağı birkaç deneme sonrasında tasdiklendikten sonra bilerek aynı söylem devam ettirildi ki döviz artsın ve gelecek zamlar dövizin artışına bahane edilsin. Bu söylem başka bir yalanla değiştirildi.

‘Kur garantili mevduat hesabı’.

Faizi nas var diye istemiyorum düşüncesinden faizin adının değiştirilerek halka başka yalan söylendi.

Bu arada ne oldu?
Fiyatlar arttı ve dövizin artışına suç bulundu.

Döviz düştü ama ZAMLAR düşmedi.

Yapılmak istenen de buydu.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, bankalara tüketici kredisi ve kredi kartı borcu bulunan vatandaş sayısı son bir yılda 800 bin kişi artarak 34 milyon 700 bine yükseldi.

Halk aç.

Halk ekonomik buhran yaşıyor.

Bunu neyle kapatmak gerek?

İşte böyle halkı meşgul edecek saçma tartışmalarla.

İkincisi, yönetim:

İktidar-halk düzleminde gücün hunharca kullanılması sorunu yüzünden siyasi iktidar bütün sanat camiasını kendi tarafına çekmek için elinden ne geliyorsa yaptı. Sanat camiası ikiye bölündü, iktidar yanlıları ve muhalif olanlar. Sanat alanına siyaset girdi ve toplumun kamplaştığı gibi sanat çevresi de kamplaşmış oldu.

Sezen Aksu’nun parçasındaki sözlere ele alıp linç kampanyası başlatanlar İbrahim Tatlıses’in ‘Ben insan değil miyim?’ parçasına tek bir cümle etmediler, etmezler de. Çünkü İbrahim Tatlıses siyasi iktidar tarafında ve iktidarın sözcüsü.

Peki bu parçada neler var?

‘Tanrım dünyaya, beni sen attın

Çile çektirdin, derman arattın

Madem unutacaktın

Beni neden yarattın

Ben de mutlu olmak istemez miydim?

Şu yalancı dünyada

Yüce adalet böyle olur mu?

Tanrı kulunu hiç unutur mu?’

Sezen Aksu parçasında Adem ile Havva’ya cahil ibaresini kullanmış ama İbrahim Tatlıses işi daha da yükseğe çıkararak direk Yaratıcıya yani Allah’a İSYAN etmiş, Yüce Adalet’i sorgulamış ve böyle olur mu diye de tescillemiş.

İktidar ve halkın bu durumu acıdır ki devlet olamamış toplumlarda yüzyıllardan beri var olmuş bir gelenek.

İslam bu ezici, zulmedici iktidar erkini devirmek için gelmiş bir dindir. İslam’ın bu özelliğini bilmedikleri için ne kadar yüzeysel kalıplar varsa kullanmaktan çekinmeyen bir güruhla karşı karşıyayız.

Üçüncüsü dini yön:

Gelelim dini boyutuna.

Sezen Aksu parçasında hayatı anlatmış ve orada da Adem ile Havva’nın cennetten kovulmalarına atıf yaparak, onların bu cahil davranışları yüzünden dünyada devam eden hayat dediğimiz gerçeği somutlaştırmış.

Ayetlerle Adem ile Havva’nın cahil olmadığını vurgulayanlar da Sezen Aksu’yu linç ediyorlar.

‘Ona bütün isimleri öğretti’ diye ayet var evet. Madem bütün isimleri öğretti de Adem neden yapma denen fiili yaptı ve cezalandırıldı?

Bu birinci soru.

Bilgi değildir önemli olan, önemli olan düşünebilmektir. Düşünmek de doğruyu, yanlıştan; faydalıyı zararlıdan ayırt etme melekesidir.

Bu ayet Bakara suresinde geçer.

Ayetleri cımbızlayıp işine geldiği gibi kullanmayı adet haline getirmiş insanlar bu ayetin öncesine ve sonrasına da bakmazlar.

Ayetin öncesinde Allah meleklere ‘yeryüzünde bir halife yaratacağım’ diyor.

‘Hatırla ki Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tesbih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun? dediler. Allah da onlara: Sizin bilemeyeceğinizi herhalde ben bilirim, dedi’. (Bakara, 30)

Sezen Aksu’nun parçasındaki söze takılıp linç eden insanlar için konu çok önemliyse aslında bu konu çok daha önemli ama bu konuyla ilgilenebilmek için bilgi, birikim ve düşünce boyutu gerekli.

Melekler , Allah’a ‘biz seni kutsayacağız’ diyorlar.

‘Kan dökecek insanı mı halife kılacaksın? diyerek bizleri şaşırtıyorlar. Çünkü melekler akıl yürütebilen varlıklar değillerdir.

Demek ki Adem’den önce başka insan örnekleri vardı ver onlar da oradan gördükleri tecrübeyle bunları dile getirdiler diyebiliriz.

Yeryüzünde kan dökecek ibaresi olduğuna göre demek ki Adem cennette değil dünyada idi. O zaman da İslam kültüründeki cennette olma bir kandırmaca!

Demek ki o cennet bizim dini anlatılardan bildiğimiz cennet değil.

Zaten dini anlatılardaki cennet olsaydı, mantıken yanlış olurdu. Çünkü cennette şeytan da olmaz, imtihan da.
Şeytan da imtihan da olduğuna göre o cennet yani Adem ile Havva’nın ilk yaşadığı yer dini metinlerdeki cennet değil.

Ayrıca Bakara suresinde Allah’ın Adem ile Havva’yı söylediği konu ‘zalimlerden olma’ konusudur.

‘Biz: Ey Âdem! Sen ve eşin (Havva) beraberce cennete yerleşin; orada kolaylıkla istediğiniz zaman her yerde cennet nimetlerinden yiyin; sadece şu ağaca yaklaşmayın. Eğer bu ağaçtan yerseniz her ikiniz de kendine kötülük eden zalimlerden olursunuz, dedik’. (Bakara, 35)

Bu ağaçtan yerseniz ‘zalim’ olursunuz denmiş.

Adem ile Havva o ağaçtan yediler ve zalim oldular.

Takdir edersiniz ki zalim olmak cahil olmaktan kat be kat daha ağır bir ifadedir ve Allah bu ifadeyi de kullanmıştır.

Cahillik içinde olan insanlara başka bir ayet daha hatırlatayım da belki biraz olsun konu hakkında bilgi sahibi olurlar.

‘Gerçek şu ki, Biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir’. (Ahzab, 72)

 Adem de insandır ve Adem de çok cahil potansiyelinde olandır.

Bütün bu bilgiler ve veriler insanları dini kibirle ezmeye çalışan ve kendine Müslüman adını veren insanlara hitap eder mi bilmiyorum.

Nedeni de bu zihniyetin 1000 yıldır devam eden Gazzali bakış açısından hiçbir farkının olmaması. Gazzali de kendisini İslam’ın sahibi görüp önüne geleni tekfir etmiş ve onları küfür içinde olmakla suçlamıştır.

Gazzali de yaşadığı dönemde siyasi iktidarla arasını çok iyi tutmuş ve iktidarın nimetlerinden bu söylemle yararlanmıştı.

Kendilerini dinin, İslam’ın sahibi zenneden bu insanlar Hz. Peygamber’in vefatından hemen sonra da, Muaviye döneminde de, Emeviler ve Abbasiler dönemlerinde de varlardı ve var olmaya da devam edecekler.

Bu düşünce ve bakış açısında olanların sayısı bu kadar çok olmasaydı 10. Yüzyıldaki en başarılı dönemi yaşıyor olurduk.

O dönem ki, Farabilerin, İbn Sinaların, İbn Rüşdlerin bilimde zirve oldukları ve bilgileriyle Müslümanları aydınlattıkları refah toplumlarıydı…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Acısıyla tatlısıyla ne şahane bir şey YAŞAMAK

Önceki İçerikDemokrat amcalar ve teyzeler Muharrem İnce haksız mı?
Sonraki İçerikBir âlim bin yıl geriden uyarıyor: Görüşlerinizi mutlaka sınamalısınız…
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

3 YORUMLAR

  1. Sinan Bey katı yobaz din anlayışına tavrınızı anlıyor ve canıgönülden destekliyorum. Fakat dikkat edin bana öyle geliyor ki adaleti gözetmiyor çizgiyi aşıyor dine yükleniyorsunuz. Sezen Aksu nun hiç mi suçu yok kardeşim. Bir peygambere cahil denilir mi ayıp değil mi bu…

    • Benim müzik kültürüm de yoktur, haliyle tartışılan bu şarkıyı ve üzerine yapılan tartışmaları gazete haberlerinden duydum ve açıp dinledim şarkıyı.

      Tabi lince konu olan o cümleyi ilk duyduğunuzda bir duraksama bir düşünme hali oluyor elbette. Ancak benim aklıma hiç Hz Adem Peygamber ve İnsanlığın annesi Hz Havva gelmedi. Benim şaşkınlığım da buna oldu. “Selam söyleyin o cahil Adem ile Havva’ya” cümlesi inançlı birinin aklına nasıl olur da Hz Adem Peygamberi getirir diye şaşırıyorum. Halbuki şarkı konsepti dibe vuran günümüz insanlarını anlatıyor. Bunun Hz Adem Peygamberle ne ilgisi var?

      Tamam Sezen Aksu küfürbaz ağzıyla bilinir ama Sövecek kimse bulmada sıkıntı çeken biri değilki, önüne gelene dümdüz giden birisi. Kaldı ki dini müktesebat şarkının hiç bir cümlesinde yok.

      “Acısıyla tatlısıyla ne şahane bir şey yaşamak” cümlesi yaşamı borçlu olduğumuz Hz Adem Peygamber ile Hz Havva’yı asla akla getirmez. Peki neyi akla getirir;

      Dibe vuran insanlığın ilkelliğini akla getirir bence. Buradaki ilkel insan sen ben oluyoruz.

      Tabi kimse kendi ilkel yönlerini görmek istemediği için Tövbe! Haşa! Hz Adem Peygamberi aklına getiriyor.

      Benim bildiğim Sezen Aksu bu gereksiz tartışmayı yapanlara ne sövmüştür ama.

  2. Sinan bey yaziniza katiliyorum ben de fizilali kuranda okudum ayni degerlendirmeyi buyurdugunuz gibi ibrahim tatli sese neden tik yok ?tam kullanilmaya uygun halk kullan gitsin yakinda akp ve reisi allah tarafindan halife olarak gønderildi derlerse sasmam

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz