Silvan’ın Gözleri, İsrail zulmüne tanıklık ediyor!..

0

İşgal altındaki Doğu Kudüs’te evlerin dış cephelerine çizilen göz şeklindeki duvar resimleri, Filistin topraklarındaki yasa dışı Yahudi yerleşimler sorununa dikkati çekerek “burada olup bitenlere karşı Filistinlilerin tanıklığını” vurguluyor.

Yerli ve yabancı bir grup sanatçı, Meda Silvan Sanat Merkezinin de desteğiyle işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlere dikkati çekmek amacıyla kolektif sanatsal bir çabayla “Silvan’n Gözleri” adlı bir projeyi hayata geçirdi. Proje kapsamında, Silvan Mahallesi’ndeki binaların dış cephelerine burada yaşayan ve İsrail güçlerince katledilen Filistinlilerin yanı sıra dünyanın başka yerlerinden türlü baskılara maruz kalan veya öldürülen George Floyd ve Rachel Corrie gibi sembol isimlerin gözleri çizildi.

Uluslararası tepkilere rağmen İsrail güçleri, Silvan ve Şeyh Cerrah mahalleleri başta olmak üzere işgal altındaki Doğu Kudüs’te yasa dışı yerleşimleri genişletme hedefiyle Filistinlilere ait evleri yıkmaya veya çeşitli gerekçelerle Yahudi yerleşimciler lehine Filistinlileri evlerinden zorla çıkarmaya devam ediyor.

Altyapı imkanlarının yetersiz olduğu, genellikle düşük gelirli Filistinlilerin yaşadığı Silvan Mahallesi’ne girer girmez, dar ve yokuşlu sokaklarda oyun oynayan Filistinli çocukların yanı sıra silahlarıyla sokakta gezen Yahudi yerleşimciler dikkati çekiyor. İsrail askerleri de bu yerleşimcilerin “güvenliği” için mahallede devriye geziyor.

“Silvan’ın Gözleri” projesinde yer alan Amerikalı Yahudi sanatçı ve aktivist Laura Rosner (27), Silvan’daki binalara çizdikleri gözlerin “burada olup bitenlere karşı Filistinlilerin tanıklığının bir sembolü” olduğunu söyledi.

ABD’de Yahudi bir aktivist olarak Filistin’e destek veren sivil toplum faaliyetlerine katıldığını belirten Rosner, “Düşündüm ki bu işi yapmaya devam etmek için gelip sahada olmam, olanları yüz yüze buradaki insanlardan öğrenmem ve gerçekten kendim görmem gerekiyordu.” dedi.

Bir Yahudi olarak burada yaşananların kendisini çok üzdüğünü dile getiren Rosner, “Çünkü olan bitenin çoğu Yahudi topluluğu adına yapılıyor ama bence esas sorun elbette Siyonizm. Tüm Filistin’deki Filistinlileri evlerinden sürmeye, çok uzun zamandır burada bulunan Filistinlileri etnik olarak temizlemeye ve tarihlerini silmeye çalışan, İsrail’deki ve yurt dışındaki kurumları yaratan işte bu zihniyettir.” diye konuştu.

ABD’li sanatçı, şunları kaydetti: “Bu yüzden bu duvar resimleri projesine Filistinlilerin sesini duyurmanın bir yolu olarak bakıyoruz. Çünkü özelikle bu yerde, sözde arkeolojik faaliyetler, İsrail propagandasını teşvik eden yerleşimciler ve gerçek dışı ya da yanlış yönlendirilmiş bir tarih anlatısı yoluyla Filistinliler buradan silinmeye çalışılıyor.

Ama biz bu resimlerle o tarihi daha çok öne çıkarmaya çalışıyoruz çünkü Filistinliler elbette Kudüs’ün ve bu toprakların çok önemli ve güzel bir parçası. Resimleri, görsel anlamda konuşmak için bir ses olarak kullanıyoruz. Çünkü sanat, lisanın ötesindedir.”

Rosner, Kudüs’teki Eski Şehir’e gelen turistlerin veya Hilva Vadisi’nden Silvan Mahallesi’ne bakan sözde “Davud’un Şehri” kompleksini ziyaret edenlerin, Silvan Vadisi’ni ve duvarlara çizilen bu gözleri rahatlıkla görebildiğine işaret etti. Genç sanatçı, “Gözler özellikle uzaktan görülsün diye resmedildi.” dedi.

Rosner, “Böylelikle akıllarına ‘Bunların burada ne işi var, buradaki hikaye ne?’ gibi bazı sorular düşebilir. Yerleşimci organizasyonları bu tur gruplarını getiriyor, turlarının videolarını çekiyor. Bunları çekerken duvar resimlerinden kaçamazsınız. Dolayısıyla duvar resimleri de videolarının arka planında yer alıyor ve onlara kendi anlamlarını yüklüyor.” diye konuştu.

Yakınındaki bir eve işaret ederek bunun çok sevdiği çalışmalar arasında yer aldığını dile getiren Rosner, bunun Umm Nasır adındaki Filistinli bir kadının torununun gözleri olduğunu söyledi. Rosner, bu gözlerin Umm Nasır için ne ifade ettiğini ise şöyle anlattı:

“Bu yukarıdaki gözler Umm Nasır’ın torununun gözlerini temsil ediyor, bu evde birlikte yaşıyorlar. Umm Nasır, bu gözlerin sadece torununun değil kendisinin de olduğunu düşünüyor. Çünkü bu kadın yıllardır burada evini almak isteyenlere karşı mücadele veren, bu nedenle defalarca mahkemelere gitmek zorunda kalan ve yerleşimciler yüzünden seneler içinde mahallesinde yaşanan değişikliğe tanık olan biri.”

Projeye destek veren Amerikalı-Filistinli sanatçı ve aktivist Chris Gazaleh (39) de burada Filistin’i ve Filistinlileri desteklemek için yapılan her şeyin “bir direniş biçimi” olduğunu söyledi. Kudüs’e turist olarak veya ziyaret amacıyla gelen insanların genel deneyimlerinde “Filistinlilerin yeterince yer edinmediği” vurgulayan Gazaleh, şunları kaydetti:

“Bu, buraya gelen Siyonist turistleri veya Kudüs’ü ziyaret etmek için gelen Hıristiyan ya da Yahudi turistleri de kapsıyor. Nerede bulunduklarını anlamaları önemli. Bu toprakların Filistin olduğu ve üzerinde yürüdükleri her adım ve her taş parçasının Filistinliler tarafından inşa edildiğini bilmeleri gerekiyor. Projenin kendisi çok önemli çünkü buradaki insanların görünür olmaları, temsil edilmeleri gerekiyor. Buradaki Siyonist altyapıya milyarlarca dolar akıtılıyor. Onları destekleyen dünyanın en zengin insanlarının paraları var. En zengin Arap ülkeleri de İsrail’i destekliyor. Filistinliler ise burada kendi başlarınalar.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz