Söz Konusu İnsan Hayatıysa (Duhok Olayı) 

0
Latest posts by Şükrü Gülmüş (see all)

HABER-ANALİZ

-Benim için her türden vatan/millet, din ve ideoloji teferruat olur-

Gazeteciliğimde ben ne mektepli ne alaylıyım.

Peki neyim sahi?

Yanıtım açık ve net:

‘’Ben yüreğimden başka YARADAN tanımam!’’

Ve ben çocukluğumdan beri okuma- yazmayı; kurşun kalemle yazmaya başladım.

KURŞUN KALEM!

Kurşun ve kalem yan yana gelir mi?

Evet gelir.

Lehim, benim için hem kalem hem kurşundu.

Ve ben bembeyaz kâğıda ilk kez HÜRRİYET yazdım.

Hem de benim HÜRRİYET’imin çift (R)’li olduğunu gördüm ve söyledim.

Sonra hayat anama, bana ‘’Paraşütle’’ basının başına gelmemi sağladı.

‘’Paraşütçü Gazeteci’’ dediklerinde ne inkar ettim ne gocundum.

‘’Evet, paraşütle geldim. Lakin paraşütümü açacak kadar bilgi, beceri ve yeteneğim vardı. Sizin gibi inayetle gelenlerin başına indim. O zaman imanınızı gevreteceğim, dedim ve aynen öyle de yaptım.’’

İlk işim 49’ların gediklisi Azizim Yaşar Kaya’yı dizginledim.

Ve meydan okudum.

‘’Yukarıda Allah, Şam’da Essed. Esed’den sonra ABD-Ullah, Burada da ben varım,’’ dedim.

İşte bu benim önemli farklılığım oldu.

X

Şimdi teknesinin ve sözünün inandıklarının militanı olarak aynı minval üzere yoluma devam ediyorum.

İki gün önce Facebook –Bir dalgınlığımdan- ceza verdi.

Hala Hoybun Hoybun Facebook’umda yazamıyorum.

Bu nedenle dost Türk Mahallesinde bulunan Ocak Medya’da yazıyorum.

KUZEY KÜRDİSTA’DA HİKMET FİDAN

TÜRKİYE’DE SİNAN ATEŞ

VE GÜNEY KRG’SİNDE NUSAYBİN-DUHOK OLAYI

Kuzey Kürdistan’da 2006’da Diyarbakır Bağlar’da ense köküne kurşun sıkılan Hikmet Fidan benim çok eski arkadaşımdı.

Öcalan’a –gizli- karşı çıktı. Bir yanlışlık yaptı. Hayatına mal oldu. Çünkü ‘’Trafik affeder ama Öcalan affetmez!’’ diye belirlemem vardı.

Fidan Öcalan’a karşı çıktı ama gitti küçük Öcalan (Osman)’la iş tuttu ve yanlışının kurbanı oldu.

Katledildi.

Cesedi ortada kaldı.

Katil, tetikçi Kandil’de ikinci Urfalı Murat Karayılan’la poz verdi. Ne kadar da Hrant Dink olayı ve tetikçisine benziyor, değil mi?

Yıllar sonra;

Yine bir Kırmızı Pazartesi romanı filme konu oldu.

Bu sefer de devletin derin teşkilatı ülkü Ocakları, MHP’sinde Sinan Ateş Olayı sahnelendi.

Bu romandan uyarlanan film hala vizyonda. 

Ve daha sahnede kalacak. 

Kapanmaz.

Kapanamaz.

Çünkü konu derin ve köklü.

Şimdi bu roman ve bu romandan filme alınan konunun bir benzeri de KRG’nin Duhok ve Kuzey’in Nusaybin-Mardin arasında sahnelendi.

Tıpkı MHP’deki Sinan Ateş Olayı gibi –bireysel husumet- perdelemesi, Duhok-Nusaybin olayında da ‘’Soygun’’ ile örtülüyor.

Ancak,

İş bitmedi.

HPG devreye girdi.

Duhok’taki din alimi ve onun aşiretini ‘’Yursever’’ ilan etti ve nalıncı keseri gibi kendisine yontmaya çalışıyor. Buradan durumdan vazife çıkarıp bu olayla KDP- Barzaniler ve KRG’ye yüklenmeye başladı.

Biz de doğal olarak buraya bakacağız.

Az önce Amed Dicle denen partizan şakşakçı gazeteci kılıklının videosunu izledi.

Devreye Baki Gül girdi.

Hainler ve sayınlar.. 

Baylar ve bayanlar sahne aldı.

O zaman bizde YÜREKÇE bir sorumlulukla;

‘’İnsanın acısı, insanlığın acısıdır’’ diyerek bu olay ve olaylar üzerinde duracağız.

En nihayetinde ölen insanlarımız ve sorun insanlığımızdır.

SORUN İNSAN OLUNCA

Geri kalan her şey bizim için teferruat kalır.

Selam ve devamla.

23.01.2023

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz