Tövbe, İnâbe, Evbe

2
gündogdu
Mehmet Gündoğdu
Latest posts by Mehmet Gündoğdu (see all)

Tövbe

Tövbe; kelimesinin sözlük anlamı, “dönmek” demektir.

Terim anlamı ise, dine göre, çirkin görülen kötü söz ve davranışlardan vazgeçip, dinin övdüğü bir duruma dönmektir. Allah’a yönelmektir.

Kur’an da Tövbe

“Ey îmân edenler! Samîmî (nasuh) bir tövbe ile Allâh’a dönün! (Ancak böyle yaptığınız takdirde) umulur ki Rabbiniz, sizin kötülüklerinizi affeder!..” (et-Tahrîm, 8)

“Ey Müminler! Hepiniz top yekun Allah’a tövbe edin.” (Nur, 24/31)

“Allâh, sizin tövbenizi kabûl etmek ister; nefsânî arzularına uyanlar ise, büsbütün yoldan çıkmanızı isterler.” (en-Nisâ, 27)

“Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir”.(Furkan,25/70)

“Kim de tövbe eder ve salih amel işlerse işte o, Allah’a, tövbesi kabul edilmiş olarak döner”. (Furkan,25/71)

Onlar bilmezler mi ki Allâh kullarının tövbesini kabûl eder ve sadakaları (bizzat) alır. Çünkü Allâh tövbeleri çok çok kabûl buyuran ve Rahîm olandır.” (et-Tevbe, 104)

“Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.”(Bakara,2/222)

Hadislerde Tövbe

Abdullah b. Ma’kil anlatıyor: Babam, Abdullah b. Mes’ûd’un yanındayken onun şöyle dediğini duymuş:

Resûlullah’ı (sav), ‘(Günahtan) pişmanlık duymak, tövbedir.’ buyururken işittim.”( İbn Hanbel, I, 423)

Her insan birçok hatâ yapabilir. Fakat hatâ yapanların en hayırlısı çokça tövbe edenlerdir.” (İbn-i Mâce, Zühd, 30/4251)

Esmâ b. Hakem el-Fezârî anlatıyor: Ali’yi (ra) şunları söylerken işittim: Ebû Bekir’in bana haber verdiğine göre: Allah Resûlü’nü (sav) şöyle derken işitmiş: “Bir kimse bir günah işler de ardından güzelce abdest alır, sonra kalkıp iki rekât namaz kılar ve Allah’tan bağışlanma diler, tövbe ederse, Allah onu mutlaka bağışlar ve tövbesini.” (Ebû Dâvûd, Vitr, 26)

Ebû Ubeyde b. Abdullah’ın, babasından (Abdullah b. Mes’ûd’dan) naklettiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Günahından tövbe eden kimse, günahsız kimse gibidir.” (İbn Mâce, Zühd, 30

Ebû Hüreyre’den nakledildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur:

 “Biriniz kaybettiği hayvanını bulduğu zaman ne kadar seviniyorsa, muhakkak Allah da sizden birinin tövbesine bundan daha çok sevinir.” (Müslim, Tevbe,2)

Peygamber Efendimiz şöyle tövbe ediyordu. “Allah’ım, benim Rabbim sensin, senden başka ilâh yok. Beni sen yarattın ve ben senin kulunum. Ben gücüm yettiğince sana verdiğim söz üzereyim ve senin vaadine de güveniyorum. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetini itiraf ediyorum. Günahlarımı da itiraf ediyorum. Günahlarımı bağışla, çünkü günahları senden başka bağışlayacak hiç kimse yoktur.” (Buhârî, Deavât, 2, 16; Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101)

İnâbe

İnabe, tövbenin bir ileri derecesidir.

İnabe kelimesinin sözlük anlamı; tekrar, tekrar defalarca dönmek, bir şeye dönüş yapmaktır.

Terim olarak anlamı: Samimi bir şekilde Allah’a teslim olmak, ona yönelmek ve tövbe etmektir.

Tövbe insanın görünür günahlarından kaçması, İnabe ise içindeki kusurlarından kaçıp Allah Teâlâ’ya dönmesidir.

İnabe, Allah’a yakın olanların, Salih kullarının/evliyanın vasfıdır. Şu ayetlerde bunu görmekteyiz.

“Cennet de takvâ sahiplerine yaklaştırılır. O, zaten uzak değildir. (Onlara denir ki:) “İşte size v’ad edilen cennet budur. Allah’a yönelen ve Onun emirlerini koruyan herkes için… Görmediği halde, Rahmândan korkan ve inabe etmiş/Allah’a yönelmiş bir kalp ile gelen kimseler içindir.” (Kaf, 50/31-33).

“Allah, kendisine inabe eden/samimi olarak kendisine yönelen kimseleri doğru yola iletir.” (Rad, 13/27) mealindeki ayetten de bu kelimenin, samimi olarak Allah’a yönelmek, ona dönmek manasında olduğunu anlamak mümkündür.

İbrahim (as) ve onu İnananların duası inâbe olduğunu nakleder Kur’an; Onlar dediler ki:

“Rabbimiz! Sana güvendik, Sana inâbe/yöneldik; dönüş Sanadır.”(Mümtehine, 60/4)

İnâbeye “biat” ta denir ki: Tasavvufta mürid adayının mürşid-i kâmile ve onun vereceği emirlere tam anlamıyla bağlı kalacağına dair verdiği söz manasında kullanılır. İntisap etmek de aynı anlama gelir.

Evbe

Evbe kelimesinin sözlük anlamı: iradeye bağlı olarak bir yerden bir yere dönmektir.

Terim olarak evbe, tövbe gibi, günahlarından vazgeçip, Allah’a itaat etme yoluna girmektir.

“Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer siz iyi kişiler olursanız, şunu bilin ki Allah evbe’ye yönelenleri çok bağışlayandır. (İsra,17/25)

Evbe; Enbiya ve Resullerin hususiyetlerindendir. Nitekim Kur’an’da bu vasıf, Hz.Davud(as),(İsra,17/10),  Hz Süleyman(as), (Sad,38/30),  ve Hz. Eyyub (as) için kullanılmıştır:

” Hz. Eyyub (as) için; O ne güzel bir kuldur. Gerçekten her zaman “evbe eden”/ Allah’a yönelen, yakarıp yalvaran bir kimseydi.” (Sad, 38/44).

Sunuç olarak;

Tevbe, görünür günahlardan ve her şeyden yüz çevirip Hakk’a dönme:

İnâbe, iç alemde görünmeyen günahlardan, her türlü maddî ve mânevî engellerden yüz çevirip Allah’a yönelmektir.

Evbe, Allah’a samimi olarak yalvarıp yakararak ona yönelmektir.

Evbe bir iç sızısıdır.

Bazı âlimlere göre aslında tövbe üç kısımdır: Başlangıcı tövbe, ortası inabe, sonu ise evbedir.” (bk. Kuşeyrî, s.94).

Tasavvuf açısından; Ukûbet endişesiyle Hakk’a sığınma bir tövbe; makam ve derecâtı muhafaza arzusuyla O’nda fâni olma bir inâbe; O’ndan başka her şeye kapanma da  evbe’dir.

Vesselam.

Kaynak:

T.D.V, İslam Ansiklopedisi, “Tövbe”mad.

D.İ.B, Hadislerle İslam, cild,2,s,97.

2 YORUMLAR

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz