TTB Başkanı neden hedef alındı?

0

Muhalif medyanın elindeki ender kozlardan birisi de, dönüp dolaşıp gündeme getirdikleri hekim göçü! Daha önce bu köşede ben de birkaç defa girilen yolun ne kadar da olumsuz olduğunun altını çizmeye çalıştığım için, olayın önemine dair başka bir hatırlatmaya ihtiyaç görmüyorum. Yurt dışına yetişmiş elemanların kaybı anlamına gelen bu beyin göçünde hekimlerin neden kilit noktada olduğundan ve bunun Türk Tabipler Başkanının daha geçenlerde göz altına alınması ile nasıl bir ilişkisi olabileceği üzerinde fikir yürütmeye çalışacağım. Elbette somut deliller olmadığı için ileri sürdüğüm tezler komplodan öteye geçemeyecektir. Maalesef güven zedelenmesine uğrayan adalet anlayışımız, bu tür komploların ortaya çıkması için mükemmel bir zemin/ besiyeri oluşturmaktadır. 

Her türlü veriyi manipüle ederek kendi siyasi çıkarları çerçevesinde (devlet ve millet için olduğuna dair bir sos ile servis edilmesi sizleri yanıltmasın) halkın gündemine sunulan veya olmadı tamamen gizlenen gerçekler, elbet bir gün açığa çıkacaktır. Ama hedef kısa süreli şahsi kazanç olduğu için de geç ortaya çıkması sorun olarak görülmemektedir, yönetici kademelerinde. Ancak son zamanlarda bir türlü gizleyemedikleri, hiçbir şekilde manipüle edemedikleri, bu nedenle de çaresizliğin dışa vurumu olarak “Kalan sağlar bizimdir!” serzenişine yol açan hekim göçü var karşımızda. Hem de dimdik duruyor! Manipüle edilmesine izin verilmiyor; neden biliyor musunuz? Çünkü devlet eliyle toplanan bir veri değil de ondan! Yurt dışına yerleşmek ve orada kariyerine devam etmek isteyen her hekim, ülkesinde çalışırken mesleğinin yerine getirilmesi ile ilgili bir idari ceza almadığını ispatlamak zorunda ve bunun yolu da otoritelerden belge almaktan geçiyor. Bu belgeyi hem sağlık bakanlığı veriyor, hem de Tabipler Birliği! Sağlık bakanlığı ayağından bu belge sayısı ile ilgili herhangi bir veri duydunuz mu son zamanlarda? Elbette ki hayır! Tamamen görmezden geliniyor, yok sayılarak gözlerden kaçırılmaya çalışıyor! Ama gelin görün ki, devlet elinin baskıcı ve manüpilatif savaşına boyun eğmeyen Tabipler Birliği, ikide bir bu verileri sunuyor ve devamlı verileri güncel tutarak sorunun çözülmesi için sivil bir baskı kurulmasına imkan sağlıyor! E, o zaman bu sesin kısılması gerekiyor, değil mi? En kolay yol da, başkanını beka korkusu nedeniyle hapse attırmak ve son yılların popüler yolu ile yönetime kayyum atayıp verinin basına verilmesine engel olmak!!! 

En başında söylediğim gibi, tamamen komplo kokan bir tez! Bir yerden mi okudum? Maalesef benim zihnim de komplo üretmeye başlamış. Umarım bu tezi benden önce medyada dile getiren olmuştur da, bu tezin ilk kaynağı ben kabul edilmem! Son bir aydır, sosyaline veya yazılısına, tüm medyaya bir ara vermiş olduğum için tartışmaları ne izledim, ne de izlemeye niyet ettim. Bilimsel kimliğimle bu tezi destekleyen veya zayıflatan yazıları veya verileri internetten araştırıp size sunmam gerekirdi, biliyorum. Ama dediğim gibi, artık bu yan nedenlere o kadar çok inanmış ve terazisi şaşan adalet anlayışına o kadar küsmüşüm ki, `Bence büyük ihtimal!` deyip çıktım karşınıza işte! 

Neden sadece hekimlerin yurt dışına göçü hep gündeme gelip duruyor diyenlere de cevabım olmuş olsun bu yazı… Yoksa yurt dışına yerleşen kişilerin sayısına ulaşmak, her türlü gerçeğin politik çıkar uğruna gizlendiği bir ortamda mümkün değil! Siz hiç, kaç mimarın veya mühendisin yurt dışına taşındığını duydunuz mu medyadan? Öyle bir verinin toplanması hem kolay değil, hem de gerçekliği tartışılır… 

Bu arada, içine sürüklendiğimiz ve bir türlü çıkmak bilmediğimiz (veya istemediğimiz, siz karar verin) olağanüstü şartlar gereği, bakanlıklardan belge almak bir ömür törpüsü haline geldiği için, ananızın ak-sütü kadar helal olan bir belgeyi almak için bile, muhalif bir çizginin elinde bulunan otoriteden faydalanıyorsunuz! Gücün tek elde neden toplanmaması gerektiğine dair gerçek yaşamdan çok basit bir örnek daha size! 

Esen kalınız efendim

Önceki İçerikEkmek, Anşa Halam ve Cihan Kolivar
Sonraki İçerikFarklı görüşlerin sahipleri farklı kalmaya devam ederek neden bir arada bulunamasın? Bulunmalı.
Doğum yeri olan Kuzey Ren Vestfalya’ya (Almanya) doktora sonrası araştırmacı olarak geri döndüğü zaman, Essen Uni Klinik’te yaptığı deneysel çalışmaların hayatının dönüm noktası olacağını bilmiyordu. Eğitim hayatına Ankara’da başlayan ve her zaman bir parçası olmaktan onur duyduğu Hacettepe Tıp Fakültesi’nde devam eden Dr. Altınbaş’ın önüne serilmiş yeni bir dünya vardı artık. İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji uzmanı bir kliniysen hekim olarak, Başkentin en yoğun akademik ortamlarında çalışma fırsatı bulan ve yaptığı klinik araştırmalar ile Doçent Doktor ünvanı elde eden Dr. Altınbaş’ın son durağı Harvard Üniversitesi olmuştur. ABD Boston’da geçirdiği iki yılın sonunda, artık yaşayacağı son durağı belirlemiştir. Yeni çalışma ortamı, Yale Üniversitesi’dir. Bilimsel olarak odaklandığı karaciğer hastalıkları oluşum mekanizmaları dışında, yaklaşık 10 yıl boyunca bir Amerikan şirketinde “Gerçek Dünya Verileri” alanında Medikal Danışman/ Direktör olarak görev almıştır (STATinMed Inc.). Ulusal ve uluslararası kongrelerde onlarca sunum yapmış, ülkemizde çalıştığı kurumlarda tıp öğrencisi, iç hastalıkları asistanı ve gastroenteroloji yan dal asistanı eğitimlerinde aktif rol almıştır. İlk yazılarının (Almanca şiir dahil) yayınlandığı, üretmenin zevkini ilk olarak tattığı dergi, Dr. Altınbaş’ın “Şu kısa yaşantımda özlemle andığım ve gençlik yıllarımın geçtiği, olgunlaştığım yer!” dediği, Büyük Kolej okul dergisidir. Üniversite yıllarında başkanlığını da yaptığı Tıp Fakültesi Bilimsel Araştırmalar Topluluğu (HUTBAT) ve kurucular kurulunda yer aldığı Türkçe Topluluğu bünyesinde çıkartılan dergilerde editörlük ve yazarlık yapmıştır. İngilizce ve Türkçe dilinde basılmış 10 adet tıp kitabında bölüm yazarlığı olan Dr. Altınbaş’ın, uluslararası arenada yer alan saygın hakemli dergilerde 100’e yakın bilimsel yazısı yayınlanmıştır. Ulusal ve Uluslararası 20’ye yakın tıp/ bilim dergisinde hakem olarak görev alan Dr. Altınbaş, Kasım 2020’den itibaren Ocak Medya’da medikal ve para-medikal yazılar yazmaktadır. Evli ve iki çocuk babası olan Dr. Akif Altınbaş, İngilizce ve Almanca bilmektedir.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz