Türkiye Evcil Hayvan Genetik Kaynakları Projesi

0
Prof. Dr. Orhan Yılmaz

Türkiye Evcil Hayvan Genetik Kaynakları Projesi (TEHGKP)’nin fikir babası, doktora hocam Prof. Dr. Mehmet Ertuğrul’dur.

Hocam, bu fikrinden bahsedince, çok hoşuma gitti. Projeyi duyunca, “Acaba, bu projeyi nasıl hayata geçirebiliriz?” diye kafamda sorular dolaşmaya başladı.

Projenin ana teması, Türkiye’de yetiştirilen tüm evcil hayvan tür (species) ve ırkların her birinden yeteri kadar erkek ve dişi hayvanı temin ederek, yeterince büyük bir arazide toplamak ve yetiştirmek. 

Örneğin Türkiye’de yerli sığır ırkı olarak Boz, Doğu Anadolu Kırmızısı, Kilis ve Yerli Kara Sığır Irklarımız mevcut. 

Kars-Ardahan yörelerinde eskiden Zavot Sığırı da varmış, ancak günümüzde saf Zavot Sığırı bulmak çok zor.

Eğer TEHGKP daha önce hayata geçmiş olsaydı, günümüzde Zavot Sığırı da bu projenin bir parçası olurdu. Bu sığır ırkını kaybetmemiş olurduk.

Tarım Bakanlığı’ndan 2009 yılında emekli olduktan sonra, yardımcı doçent olarak Iğdır Üniversitesi’ne 2010 yılında girdiğimde, öğretim üyeliği mesleğine adım atmıştım.

Göreve başladıktan birkaç ay sonra, Erzurum’un Hınıs İlçesi’ne gitmiş ve orada Hınıs’ın Kolu Kısası At Irkını incelemiş ve fotoğraflamıştım. 

Daha sonra, 2020 yılında Hınıs’a tekrar gittim. Adresleri bende olduğu halde, maalesef, 10 yıl önce ziyaret ettiğim kişilerin artık Hınıs Atı kalmamıştı.

Mehmet Hoca’mdan işittiğime göre, bir ülkenin tüm evcil hayvan tür ve ırklarının bir yerde toplandığı proje, Dünya’da sadece Romanya’da gerçekleştirilmiş.

Böyle bir proje Almanya’da da hayata geçirilmiş ancak Almanya’daki evcil hayvanların hepsi aynı işletmede değilmiş. Farklı şehirlerde ki çiftliklerde imiş. 

Eğer biz bu projeyi gerçekleştirmiş olsa idik, TEHGKP’ni Dünya’da gerçekleştiren 2. ülke olacaktık.

Mehmet Hocam emekli oldu. Elbette Hocam bu projenin her zaman gerçek sahibi olacak. Ancak, koşturmak bana düşüyor.

Bu projeyi gerçekleştirmek için elimde iki adet koz var:

Bunlardan ilki, doktora konum ve başlıca çalışma alanım olan köpekler, diğeri de kırmızı solucan ve solucan gübresi. 

2003 yılında yayınlamaya başladığım Kangal Köpeği kitapları vesilesi ile köpek fotoğrafları çekmek için yurt gezilerine çıkıyordum.

Kangal Köpeğinin bazı morfolojik özellikleri hakkında doktoraya başladıktan sonra, Türkiye’nin 50’ye yakın vilayetinde, morfolojik ölçüm ve tartım yaptım, fotoğraf çektim, arşiv tuttum.

2010 yılında akademisyen olarak, üniversiteye ayak bastıktan sonra, köpek ile ilgili çalışmalarımı daha da yoğunlaştırdım.

Bu 3 nedenden dolayı, elimde çok geniş bir isim/adres arşivi var. 

Elimdeki 2. koz, kırmızı solucan yetiştiriciliği. 

Solucan yetiştiriciliğini öğrenmek ve pratiğini yapmak için, 6 yıl önce bir miktar solucan aldım. Uygun şartlarda, yılda en az 30 kat üreyen bu hayvanlardan şimdi elimde ciddi miktarda kırmızı solucan var.

TEHGKP’ni hayata geçirmek için, köpek ve kırmızı solucanlardan şöyle faydalanmayı düşünüyorum. 

TEHGKP kapsamında, üniversitede önce bir “Çoban Köpeği Üretim Birimi” kuracaktım. Elimdeki isim adres bilgilerine dayanarak, ülkenin çeşitli yerlerindeki Kangal (Karabaş) Köpeklerinin yavrularından/yetişkinlerinden hibe yoluyla edinecektim.

Ayrıca bendeki kırmızı solucanlardan ciddi bir miktarını üniversiteye hibe edecek ve “Kırmızı Solucan Üretim Birimi” kuracaktım. 

Üniversitenin döner sermayesi kanalı ile köpek yavrusu, kırmızı solucan ve solucan gübresi satışı organize edecektim. 

Elde edilen bu satış gelirleri ile diğer tüm evcil hayvan tür ve ırklarını gerek hibe, gerek cüzi bedelle satın alacaktım. Böylece ihtiyaç duyduğumuz tüm hayvanları temin edip, TEHGKP’ni birkaç yıl içinde hayata geçirmeyi düşünüyordum.

Projenin başlangıcında, üniversiteden herhangi bir bütçe istemeyecektim. Sadece projenin gerçekleştirileceği çiftlik için, üniversite arazisinin uygun yerinden arazi tahsis edilmesini talep edecektim. 

TEHGKP’de yetiştirilecek tüm hayvanların barınak, ekipman, beslenme, işçilik ve sağlık giderleri için de herhangi bir bütçe talep etmeyecektim. Bunları da köpek yavrusu ve kırmızı solucan satışı gelirlerinden karşılamayı düşünüyordum.

Bu TEHGKP’ni hayata geçirmek için, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden yaklaşık 20 üniversiteye bu talebimi ilettim. 

Kiminde dekanlar ile kiminde rektörler ile görüştüm. Görüştüğüm dekan/rektörlerin çoğuna powerpoint ile sunum da yaptım ve projemi detaylı şekilde anlattım.

Hepsine şunu iddia ettim: 

-“Bu TEHGKP fikrimi, bu konudan anlayan kim varsa, onunla tartışmaya hazırım. Eğer konu uzmanı bir kişi bile derse ki, ‘Hayır, bu projenin ayakları yere basmıyor’, beni de ikna etsin, ben diplomamı kameralar önünde yer ve akademisyenlikten istifa eder, giderim.” dedim.

Ancak maalesef bu projeyi hayata geçirmek için görüştüğüm hiçbir dekan veya rektörden olumlu cevap alamadım. 

Hepsine yazıklar olsun diyorum. 

Sizin aldığınız o maaş zehir zıkkım olsun.

O, oturduğunuz koltuk, sizin kafanıza geçer, inşallah. 

Yakındır.

TEHGKP’nin kabul edilmemesinin en büyük sebebi, benim herhangi bir parti, cemaat ya da tarikat referansı göstermemiş olmam idi.

Ben bu dekan ya da rektörlerden kadro da istemedim. “Bana kadro verin, üniversitenizde çalışmaya başlayınca bu projeyi yaparım” da demedim. 

Ancak bütün mesele, “Doku uyuşmazlığı” meselesi idi.

TEHGK Projesini kabul edecek bir rektör ya da dekanı aramaya devam ediyorum. 

Milli özellikleri ön plana çıkan, Dünya ülkeleri arasında Türkiye’yi bu alanda ön plana çıkartacak böyle projeyi; parti, cemaat ya da tarikat referansı olmadan kabullenecek bir yetkili çıkacak mı, bekliyorum.

Önceki İçerikCemevine Saldırıya, Halkımız Ne Diyor?
Sonraki İçerikKerbela Faciası (2) Gerçekte Kerbela’da neler oldu?
1962 doğumlu. Tokat’ın Zile İlçesi’nden bir köylü çocuğudur. 1984 yılında Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü’nü bitirdi. 1997 yılında Birleşik Krallık, University of Aberdeen’de yüksek lisans, 2007 yılında Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü (zootekni bölümü)’nde doktora çalışmasını tamamladı. Mesleği ziraat dışında, Çerkezler ve Aleviler gibi diğer bazı sosyal alanlarda da amatörce akademik çalışmalar yapmaktadır. Kitap okumak ve motosiklet kullanmak özel ilgi alanlarıdır. “Hayvanları sevmeyen, insanları da sevmez” zihniyetli, hararetli bir hayvan sever ve hayvan hakları savunucusudur.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz