Ülkemizin umudu çocuklarımızı düşünen var mı?

0
Latest posts by Aysun Saygı Köknar (see all)

İçinde bulunduğumuz haftanın Çocuk Hakları Haftası olması münasebetiyle CHP ve Gelecek Partisi çocuklarla ilgili yaptıkları çalışmaları kamuoyuyla paylaştı.

Gün geçtikçe derinleşen ekonomik krizin yaratmış olduğu yoksunluk ve yoksulluk aileleri kökünden etkilemekte. Hem ekonomik, de hem sosyal açıdan darboğazdan geçen ailelerde yaşanan krizden en çok etkilenen bireyleri hiç şüphe yok ki çocuklar oluşturuyor. 

Hem beslenme, hem barınma hem de eğitim anlamında birçok zorlukla karşı karşıya olan çocuklar hayatın zorlukları ile belki de doğar doğmaz mücadele etmeye başlıyor. Henüz bebek yaşta yeterli düzeyde beslenme problemi ile karşı karşıya kalan çoğu çocuk, yaşamını devam ettirmek için en temel hakkı olan beslenme ürünlerine bile düzenli ve düzeyli olarak ulaşamamasının yanında bir de fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal istismar ve ihmal gibi kişiliğini tam anlamıyla etkileyecek sorunlarla mücadele ederek büyümeye çalışıyor. 

Hayatın zorlukları ile savaşmak zorunda kalan kimi çocuksa daha buluğ bile olamadan zorlu şartların altında ezilerek yolunu kaybedip belki uyuşturucuya belki de suça sürüklenip kaybedilmiş oluyor. TÜİK verilerine göre 15- 17 yaş aralığında olan 450 bin çocuk, suça karışıp güvenlik birimleri ile karşı karşıya kalmış durumda.

Toplumumuzun çoğunluğunun aybaşını zor getiren, beş kuruşu beş yerinden bağlayarak hayata tutunmaya çalışan, asgari ücretle geçinen ailelerden oluştuğunu hepimiz biliyoruz. Elektrik, su, doğalgaz, ev kirası derken elde avuçta bir şey kalmadığı için bu ailelerin çoğu yetersiz besleniyor. Bir ekmeğin beş lira, bir damacana suyun 35 Lira olduğu yurdumda yumurtanın, peynirin, etin, meyvenin fiyatlarını da varın artık siz söyleyin. Kendi kursağından geçmiyor ki çocuğuna nasıl alıp da yedirsin. 

Normal bir ailenin hayatını idame ettirmesi için gerekli olan sebze, meyve, et ya da süt tüm bu gıdaya ulaşmak artık eskisinden daha zor ve hepsi eskisinden dört kat daha fazla el yakmakta. Şampuan yahu bir şampuanın bile 160 Lira olduğu canına yandığım şu memlekette ovunup yıkanmak bile lüks oldu artık. 

Birleşmiş Milletler’in haziran ayında güncellediği Dünya Yoksulluk Harita ’sına bakıldığında Türkiye’de beş yaş altı yani yaklaşık 1 milyon çocuğun akut yetersiz beslenme yaşadığını söyleyen CHP’nin Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yücel Taşkın, Aile Destek Sigortası kapsamında hayata geçirmeyi planladıkları çalışmalardan şöyle bahsediyor: “Kronik yetersiz beslenme yaşayan çocuk sayısı ise 3 milyon. Sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı mahallelerde tüm çocukların okullarında ücretsiz kahvaltı ve öğle yemeği yiyebilmeleri sağlanacak.” CHP’nin çocuk hakları, çocuk yoksulluğu, çocuk adalet sistemi ve politikaları ile ilgili dikkat çekici açıklamaları var.

Vaatler mutluluk veriyor ama seçime daha çok var. Mide vaatle doymuyor.

Seçimle yatıp seçimle kalkıyoruz ama çocuklarımız, gençlerimiz yatağa aç giriyor. Karın gurultusundan uyku tutmuyor. Sabah kalksan aynı terane, kuru ekmeği iki üç zeytine katık ederek okula gidiyorlar. Anneler yumurtayı bile bir gün versem bir gün veremiyorum diye dert yanıyor. Beslenme çantaları boş. Cepte harçlık yok. Okulda desen bir tostun 15 lira bir ayranın 5 lira olduğu kantine yaklaşamıyorlar bile. Yüz lira değer kaybederek on lira gibi olmuş. Ama ana babaların maaşı yerinde sayıyor. 

Buna rağmen tüm bunlardan gocunmayan AKP ve MHP’li milletvekilleri geçtiğimiz günlerde İYİ Parti’nin “Devlet okullarında okuyan çocuklara sabah kahvaltısı ve öğle yemeği verilmesi amacıyla” komisyona sunduğu önergeyi bir çırpıda geri çevirebiliyor. Sonra kalkıp bir de bu milletten oy istemeye yüzleri tutacak, siyasetin “Dün dündür. Bugün bugündür.” Düsturuna bel bağlayacaklar. Onlar da haklı!  İyi bir milletvekili olmak için önce iyi bir insan, iyi bir insan olmak için de yüreğinde önce “vicdan ve merhamet” taşımak gerekiyor.

Okul öncesi eğitim, ilkokul, ortaokul ve liselerde 16 milyon çocuğun hayatının kalitesini anında etkileyecek uygulama için gerekli olan tutar yüksek bulunabiliyor ama kur korumalı mevduat hesabının hazineye maliyeti birkaç ayda milyarca lirayı bulabiliyor. Ülkeyi babalarının malı gibi kullanmak işte buna deniyor.

İktidar her zaman yaptığı gibi kulağının üstüne yatma, gözlerini yumup sorunları görmezden gelme politikasına sığınıp yola devam ederken Gelecek Partisi’ de haftanın anlam ve önemine istinaden birkaç gün önce Çocuk Hakları Reformunu açıkladı. 

Türkiye’de çocuk hakları konusunda zihinsel bir dönüşüme ihtiyaç olduğuna vurgu yapan Davutoğlu, “Çocuğu anne babaya muhtaç edilgen bir varlık olarak görüyoruz. Çocuk politikaları, anne karnında başlayan bir süreçle ele alınmalı. Çocuklara edilgen değil, özne olmayı öğretmemiz gerekiyor. Çocuklar önce birey olmayı öğrenmeli. Teknolojik gelişimi göğüsleyecek bir değer devrimine ihtiyacımız var. Biz çocuklar için bir zihniyet devrimi vaat ediyoruz, yapacağız” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Politikaları İzleme Kurulu Başkanı Seren Yıldız Öztürk’ün başkanlığında oluşturulan reformda çocuk politikalarında bütüncül yaklaşıma dikkat çekildi.

Türkiye’de çocuk politikalarının kopuk, dağınık, verimsiz ve etkisiz olduğuna dikkat çeken Seren Yıldız Öztürk ise çalışmalarının hayata geçmesiyle zihinsel bir dönüşüm yaratacaklarını kaydetti.

Muhalefet bu minvalde açıklamalar yaparken, hakkı olan işi talep ettiği için kulağı kaşınılarak muamele gören bir atanmayan öğretmenin karşısında kendine uzatılan bir buket çiçeği nezaketen bile kabul etme tenezzülünde bulunmayan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer gerçeği var ki AKP’de işlerin nasıl ilerlediğinin ve sorunların nasıl sümen altı edildiğinin en güzel örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Bize çağ atlatacak zihniyet bu olamaz! Olmamalı…

Çocuklar kendilerine olgun bir birey gibi davranıp, insani değerlerin hepsini yerine getirip, onları dikkate alan bir yönetimi sonuna kadar hak ediyor. Ülkemizin geleceği ve umudu olan çocuklarımızın en iyi koşullarda dünyaya gelmesi, büyümesi ve gelişmesi için başta beslenme olmak üzere, fiziksel, ruhsal ve zihinsel olarak çıtamızı en üst noktaya koymazsak yarınlarda başka türlü sorunlarla karşı karşıya kalmamız gün gibi aşikâr görünüyor.  

İnanıyorum gün olacak o devran dönecek. Elbet bizim de kulağımızı kaşıyacağımız günler gelecek…

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz