Umut Bir İlizyondur

0
Latest posts by İbrahim Yersiz (see all)

Bazen sınırları zorladığınızı sanırsınız, ama aslında değil, eğer algınız o sınırı bir ifadeye kavuşturabiliyorsa, bu o sınırın idrak alanınız içinde olduğunu gösterir ve şayet bilinciniz o sınırı akli bir esasa bağlayabiliyorsa bu aslında sizin orada olduğunuzu gösterir. Kuşkusuz siz oradasınız, sizin o sınırı uzak bir yer diye tanımlamanız ifadenin bilindik sınırdan çıkmasıyla ilgilidir, çünkü ifade olayların bir açıklaması olsa da referansları daha çok bilindik şeyler üzerinedir. Bilindik ise aslında kuşatıcıdır, belirli olması ihtiyacından dolayı farklı olanı bir belirsizliğe göre tanımlamamıza neden olmaktadır. Zira belirli olan belirli bir sınırı aydınlatması şartına haizdir, belirsiz olan ise her yeri ve her şeyi… 

Bugün size umudun nasıl yanıltıcı bir güç olduğunu anlatmaya çalışacağım. Eminin çoğunuz bunu zaten biliyorsunuz, o nedenle muhtemelen yazdıklarımdan dolayı ben sizin o konudaki bildiklerinizi sınamış olmayacağım, aksine bildikleriniz şahsında kendi bildiklerimi sınamış olacağım. 

Umut sihirli bir güçtür, sana görmek istediklerini gösterir ve esas itibariyle sen neyi görmek istiyorsan sana gösterdiği odur. O gördüğün ise senin görmek istediğindir. Sen kendi kendini sonucuna ikna ettiğin bir illüzyonun içindesin. O yüzden senin tüm gördüklerin senin gerçekte görmek istediklerindir. Duyularının evrimsel tekamülü de isteğinin bu temelde sende var ettiği bir neticedir. Yalnızca bu tekâmül kademeli gerçekleştiği ve sen bu tekamülü sürdürdükçe şeyler istediğin gibi göründüğü için tüm bu şeylerin senden bağımsız gerçekleştiğini düşünme yanılgısına düşüyorsun. Ancak olay gerçekte bu şekilde değildir, bu bütünüyle şeyleri böyle görmek istemenin getirdiği o sendeki tekamülün bir neticesidir. Senin tek sorunun, o tekâmül yavaş işlediği için sonucu kendinin var ettiği gerçekliğini gözden kaçırman ve ona akılsal bir tanımlama ararken ona kendi dışında bir varlık atfetme yanılgısına düşmendir.   

Elinizdeki tek şey mutlak anlamda umuttur, siz onu koruduğunuz sürece o size istediğinizi veriyor. Verdiğinin mutluluk, acı veya elem olması bütünüyle sizin ondan istediğiniz şeyin bir sonucudur. Siz elbette görünüşte da olsa acı veya elem istemediğinizi söylersiniz, ama bunun için bir şey yapmadığınız sürece farklı bir netice almanız olası değildir, çünkü inanç yoksa neticenin farklı olması için bir neden de yoktur. İnanç ise yine umudun var ettiği ve sizin zaman içinde anlam yükleyerek kendinizden bağımsız bir özne haline getirdiğiniz şeydir. Ama arzuladığınız neticeyi almanız her şekilde sizin o neticeyi umut etmeniz ve onun için gerekli çabayı göstermenizle varabileceğiniz bir sonuçtur. 

Umudun pek çok şekli vardır, isteğin yer yer gerçekleşebiliyor olması o umudun gerçekleşmesi nedenidir. Umudun bilmediğiniz yanı ise tüm evrenin o isteğe aynı şekilde karşılık ve katkı verdiği, hücrelerinizden genlerinize kadar her şeyin o isteğe esas bir dönüşüm sağlayarak o isteğe karşılık gelecek şekilde kendisini dönüştürmesidir. Bu umudun tüm gücü ise yaşama isteğinden ve o isteğin yer yer gerçekleşebiliyor olası neticesinden gelmektedir. Eğer bu olmasaydı ne bir umudunuz ne o umuda esas bir hayatınız ne de başka hayatların o umuda karşılık gelecek şekilde varlık göstermeleri söz konusu olabilirdi. Evrende her şeyin birbirine bağlı olması ve bu bağlılığın kendisini isteklerinize karşılık verecek şekilde göstermesi nedeni tam olarak buradan kaynaklanmaktadır.  

Örneğin siz evrenden sonsuz bir hayat dilediniz ve evrende bu isteğinize karşılık verdi, ama tecrübe gösterdi ki aldığınız netice isteğinizin tam bir karşılığı değildi, çünkü kendisini yenilemeyen sonsuz bir hayat ödül değil, taşınması, her gün biraz daha ağırlaşan bir yük olması nedeniydi. Siz o yüzden bu yükü taşımaktan vaz geçtiğinizde aslında ölümsüzlükten vazgeçmediniz, sonsuzluğun o yapısal formundan vazgeçtiniz; siz o yüzden genlerin taşınması yoluyla hayatın her seferinde kendisini başka bir bedende yenilediği farklı bir yaşam formu geliştirdiniz. Bu yaşama şekli öncekinden daha mükemmeldi, çünkü hem sizi anılarınızın ağırlığından kurtarıyordu hem de tüketme arzusuyla taşan bedeninizin kendisini tüketmesi külfetinden… 

Siz elbette olanları kendinizce izah etmenin yollarını aradınız, akli olanı veya gerçek olanı bulamadınızsa bile, umudun hikayesine karşılık gelecek pek çok senaryo ürettiniz ve bu hikayelerden bir kısmı akla hitap etse de, bir kısmını da kendinizden öte güçlere irca ederek onun üzerinden adına din dediğiniz doğmayı inşa ettiniz. Tüm amacınız olanları aklınıza hitap edecek şekilde bir karşılığını bulmak ve her yorulduğunuzda tekrar tekrar yeni baştan üretmeden yaslanılacak olanı hazırda tutmak için yaptınız. Aslında buna başarı denecekse siz bunu başardığınız da, zira nihayetinde bununla varoluşu kendinizden öte bağımsız bir hale getirdiniz. Bu başarının götürüleri yanında elbette getirileri de oldu; her şeyden önce kendinizi yeni olanı tekrar tekrar yeni baştan bulma zahmetinden kurtardınız, ama aynı zamanda kendinizi eskiye kapatarak yalnızca yeni olanı kaçırmadınız, oluşun gerçek müsebbibi olan isteğinizin yaratıcı dehasını kaybettiniz. 

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, umut bir illüzyondur, sizin devamlı suretle kendinizi sonucuna inandırdığınız ve tam olarak inandırdığınız için sonuçlarını istediğiniz şekilde aldığınız bir illüzyondur. Evrenin istediklerinize karşılık vermesi, sizi evrenin mutlak potansiyelinden koparmamıştır, ancak umudun öngördüğü sizi isteklerinizin sınırına kapatmıştır. Oysa evren sonsuzdur, sizin gerçek anlamda sahip olduğunuz yaratıcı güçte öyle, ancak siz umudun sınırındasınız ve onu bilince çıkarmadığınız oranda sınırınız o umuttan öte olmayacaktır, çünkü umut şeylere dair gerçekleşmesi olasılığını taşıyan şeylerin sınırıdır. Bilincin ise bir sınırı yoktur, yeter ki onun gücünü ve sınırını görür olun. Ki, o güç sonsuzdur ve bir sınırı da yoktur, sınır baştan sona isteğinize karşılık olan duyularınızın görüde cevap verdiğidir. 

Size sahip olduğum umudu vermiyorum, buna imkânda yok zaten, kimse sahip olduğu umudu bir başkasına veremez, hem zaten o umut herkeste var, ben yalnızca bunun farkına varmanızı sağlamaya çalışıyorum. 

Unutmayın bugüne kadar gördüğünüz her şeyi size umut göstermeyi sağladı, yoksa o baktığınız yerde görmek istediğinizden öte bir şey yoktur. 

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz