Vali ‘uygun’ notunu düştü.. 2 Mayıs’ta ‘değil’ eklediler: Kimden ne telefon aldınız?

0

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, düzenlediği basın toplantısında dikkat çekici bir bilgiyi paylaştı. Partilerinin Gaziantep’te Demokrasi Meydanı’nda miting yapmak için valilikten talepte bulunduklarını dile getiren Babacan, “29 Nisan’da Vali ‘Uygun’ notunu düşüyor. Arkadaşlar Antep’e duyuruyor. Ses getiriyor. 2 Mayıs’ta ‘Uygun’un yanına ‘değil’ eklemişler. Kimden ne telefon aldınız? Beştepe’ye sesleniyorum. Boşuna valilere baskı yapmakla uğraşmayın. Ben buradayım. Ne istiyorsanız yüzüme söyleyin.” dedi.

Babacan, şöyle konuştu: Erdoğan-Bahçeli-Perinçek ittifakı halkı sefalete mahkum etti. 50 milyon insan, yılda 1 hafta bile tatil yapamıyor. Siyaset mafya dizisi setine döndü. Onun için “Demokrasi. Atılım. Derhal. Bugün. ‘Adaleti biz tesis edeceğiz. Eğitimi biz düzelteceğiz. Ekonomiyi biz düze çıkartacağız. Herkes bunu iyi bilsin.’

İktidarımızın ilk 90 ve 360 gününde yapacaklarımızı 7 gün 24 saat çalışarak hazırlıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyor, kavga etmiyor, kürsüden kabadayılık yapmıyoruz. Ortaya somut ve gerçekçi eylem planları koyuyoruz. Sayın Erdoğan ‘Ben ekonomiyi, her şeyi çok iyi biliyorum’ diyor. Sağına soluna bakınca haklı tabii. Popüler dizideki repliği hatırlayalım: ‘Kimsenin hiçbir şey bilmediği bir yerde bir insan her şeyi bilebilir.’

2010 yılında İstanbul’da kaç paraya ev satın alınabiliyordu, biliyor musunuz? Gaziosmanpaşa: 100 bin lira. Ataşehir, Ümraniye, Fatih: 140 bin lira. Kadıköy, Şişli: 200 bin lira. Üstelik konut kredisi faizlerinin aylık yüzde 0,6 olduğu dönemleri yaşadık.

Sayın Erdoğan ‘konut paketi’ açıklıyor ya. Biz onun açıkladığı pakete sığmayacak hayalleri gerçekleştirdik. İnsanlar uygun fiyatlara ev sahibi, araba sahibi oldular. Şimdi hayal. TOKİ’ye özel görev yükleyeceğiz. TOKİ olmuş bir vurgun aracı. TOKİ de rantiyecilere çalışıyor. Bu vurgunu sona erdireceğiz. TOKİ’nin tek amacı ihtiyacı olan dar gelirli vatandaşlarımıza konut edindirmek olacak. Belediyelere ait sosyal konut stoku oluşturacağız. Uygun koşullu ‘sosyal konut kiralama’ uygulamasını hayata geçireceğiz. Herkes şunu çok iyi bilsin: DEVA Partisi iktidarında hiç kimseyi aç ve açıkta kalmayacak.”

Babacan’ın konuşması:

“Gaziantep’teki mitingimizi Demokrasi Meydanı’nda yapmak için Valilik’ten talepte bulunuyoruz. Tarih 29 Nisan. Gaziantep Valisi kendi el yazısı ile ‘Uygun’ notunu düşüyor. Arkadaşlarımız, 2 Mayıs’ta mitingimizin tarihini ve yapılacağı meydanı tüm Gaziantep’e duyurmaya başlıyor. Bu duyuru, il genelinde büyük ses getiriyor.  Ne oluyorsa, bu duyurudan sonra oluyor. Korku dağları sarıyor. Duyurunun hemen ardından birilerinin elleri ayaklarına dolaşıyor.”

“Tarih 2 Mayıs. İlk yazının üzerinden 3 gün geçmiş. Aynı evrakta ‘uygun’ ifadesinin yanına ‘değil’ ifadesini eklemişler. Yazı olmuş ‘Uygun değil’. El yazısı aynı kişinin. Ancak kalem farkından ‘değil’ ifadesinin sonradan eklendiğini açık seçik görüyorsunuz. Bizim miting duyurumuzdan yarım saat sonra Valilik’ten ‘O meydan olmuyor’ diye telefon geliyor. Yahu kendi verdiğiniz yazıyı ne oldu da değiştirdiniz? Kimden ne telefon aldınız, nasıl bir baskı gördünüz? Devletin valisi bu hale düşürülür mü? Gelip geçici iktidarların elinde oyuncak edilir mi bir vali?”

“Demokrasi Meydanı için önce uygun dediler, sonra da evrakta karalama yaparak vazgeçtiler. Bunlar, Demokrasi Meydanı’nda demokrasiyi katlettiler. Cumhurbaşkanı, çıkıp meclis kürsüsünden ‘görevimi tarafsızca yapacağım’ diye yemin edip, daha sonra bir partinin genel başkanı olursa devletin içine düşeceği durum bu olur. Meydan iktidar partisine açık, bize kapalı.”

“Akılları fikirleri ‘Aman DEVA görülmesin, aman DEVA duyulmasın’. Gaziantep’te talep ettiğimiz dört alanın dördünü de reddettiler. Şimdi de bize, sözüm ona ulaşımı zor, daha önce hiçbir siyasi organizasyonun yapılmadığı bir meydanı uygun görüyorlar. Gaziantep’te yaşayanların bile çoğunun bilmediği, uzun uzun tarif edilmesi gereken bir meydanı bize veriyorlar.”

Babacan’ın “Gaziantepli arkadaşlarıma meydanı tarif edeyim ki duymayan kalmasın. Gaziantep mitingimiz Kalealtı’nda. 14 Şehit Anıtı arkasında. Tur otobüsleri park alanında” sözleri salonda gülüşmelere neden oldu.

“Bu iktidar, bizi hedef alarak seçim yasasını değiştirdi. Seçimlere kendi logomuzla gireceğimiz açıkladık, işi bitirdik. Şimdi de ilk mitingimizin yeriyle ilgili zorluklar çıkararak bizi yıldıracaklarını sanıyorlar. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Hodri meydan. Gaziantep’te öyle bir teşkilatımız var ki, bırakın Kalealtı’nı, gidin mitinginizi Fizan’da yapın deseniz bizim teşkilatımız bunu da yapar. DEVA Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımız da gider katılır.”

“Demokrasi Meydanı’nda miting yapmamızı engelleyenler, şunu iyi bilsin. Antep’in her yeri anamızın aşı, tandırımızın başıdır. O mitingi verdikleri en ücra köşede bile en geniş katılımla yapacağız. Meydanlarda nutuklar atıp içeride başka işler tuttuğunuzu millet görmüyor sanmayın. Sizin dışınız kalaylı, içiniz vayvaylı olabilir.  Çok şükür, bizim içimiz de kalaylı, dışımız da kalaylı.”

“Beştepe’ye sesleniyorum. Boşuna valilere baskı yapmakla uğraşmayın. Buyurun işte, ben buradayım. Ne istiyorsanız yüzüme söyleyin. Devletin imkânlarını kullanarak bizi durduramazsınız. Biz 21 Mayıs’ta Antep’teyiz. Gaziantep sokaklarını ‘Demokrasi, Atılım, Derhal, Bugün!’ diye inleteceğiz.”

“Size en iyi cevabı önce Gaziantep halkı, sonra da tüm Türkiye verecek. Antep’in, Türkiye’nin tüm meydanlarını ‘demokrasi meydanı’ yapacağız. Bundan böyle DEVA Partisi’nin olduğu her meydan Demokrasi Meydanı’dır.  Bütün Gaziantepli hemşerilerimizi şimdiden mitingimize davet ediyorum.”

Babacan’ın gündeminde ekonomi de vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Gibi dizisinde yer alan bir replikle karşılık veren Babacan şöyle devam etti:

“Sayın Erdoğan ‘Ben ekonomiyi, her şeyi çok iyi biliyorum’ diyor. Etrafında da tek bir bilen yok. E Beştepe’de sağına soluna bakınca haklı tabii. Popüler dizideki repliği şöyle bir hatırlayalım: ‘Kimsenin hiçbir şey bilmediği bir yerde, bir insan her şeyi bilebilir.’ Tüm bu yaşananların sonuçlarını çok yakında görecekler. Seçim günü hep beraber mührü damlaya vurduğumuzda, Beştepe’de birileri yerinden zıplayacak. Tüm dünya DEVA Partisi’ni konuşacak.”

“Bir karşılaştırma yapalım. 2010 yılında İstanbul’da kaç paraya ev satın alınabiliyordu? Gaziosmanpaşa: 100 bin lira. Ataşehir, Ümraniye, Fatih: 140 bin lira. Kadıköy, Şişli: 200 bin lira. Konut kredisi faizlerinin aylık %0,6 olduğu dönemleri yaşadık. Dolar 1 lira 50 kuruş. En düşük memur maaşı 1300 lira. Dolara endeksleyin, en düşük memur maaşının bugün 13 bin lira olması gerekiyor. Orta gelirliler, 5-10 yıllık maaşıyla ev sahibi olabiliyordu.”

“Sayın Erdoğan konut paketi açıklıyor ya. Biz onun açıkladığı pakete sığmayacak hayalleri gerçekleştirdik. Milletimizin de bundan faydalanmasını sağladık. Bunu bilimle, istişareyle, dürüst ve ehil kadrolarla yaptık. İnsanlar uygun fiyatlara ev sahibi, araba sahibi oldu.”

“Erdoğan’ın açıkladığı paket, konut fiyatlarını daha da artıracak bir paket. Merkez Bankası para basarsa enflasyon olacağını bilmiyor musunuz? Nitekim paket açıklandığı anda, konut fiyatlarında ciddi bir sıçrama oldu. Satacak kişiler ‘Demek ki enflasyon geliyor’ dedi. Şimdi onlara ‘fırsatçı’ diyorlar. Ya siz hesap kitap bilmezsiniz ama millet biliyor. Merkez Bankası’na parayı bastırdığınızda enflasyon artacağını herkes biliyor. Bunun için fiyatlar artıyor.”

“Para basma alışkanlığı tam bir hastalık. Uyuşturucu bağımlılığı gibi bir şey. Bu hükûmet tam da bunun içine düştü. O Kur Korumalı Mevduat hesaplarıyla ilgili farkları nereden ödeyecekler? Hazine’den bankalara kâğıt vereceklerini söylüyorlar. O kâğıt para ediyor mu? Etmiyor. Banka o o kâğıdı ne yapacak? Merkez Bankası’na gidip nakit isteyecek. Merkez Bankası o nakdi nereden bulacak? Para basacak. Üç soruda cevabı buluyorsunuz.”

“34 sene bu ülke para basmaya alışmış. Onun için kur sürekli artmış. Parada sıfır arkasına sıfır eklenmiş. Paradan altı sıfırı attık. Bir sıfırı atmak bir şey değil. Önemli olan fiyat artışını frenlemek ki vatandaşın satın alma gücü artsın. Bunun da yolu Merkez Bankası’nı bağımsız yapmak.”

“Korkarım ki arka arkaya aldıkları yanlış kararlar ülkeyi devalüasyon-enflasyon sarmalına sokacak. Biz en geç 6 ayda bu işi toparlarız. En büyük hasar da olsa gelir çözeriz. 2001-2002 krizini de 2008-2009 krizini de biz çözdük. Gene yaparız.”

“TOKİ’nin eline vermişler bir imar yetkisi, TOKİ olmuş rant üretme mekanizması. TOKİ ‘Ben buranın emsalini değiştirdim, 5 katlı yeri 15 kat yaptım’ diyor ve şehirler ucube oluyor. Kaç şehirde görüyoruz. 5-6 katlı yapılaşmanın yanında sivri sivri TOKİ binaları. TOKİ kendi imar planını kendi yapıyor, değiştiriyor ve rantı dağıtıyor. TOKİ’nin rant kapısı olmasına izin vermeyeceğiz. TOKİ’nin amacı dar gelirli vatandaşa konut edindirmektir. Belediyelere ait sosyal konut stoku oluşturacağız. Uygun koşullu ‘sosyal konut kiralama’ uygulamasını hayata geçireceğiz.”

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz