“Yalnızlık Baladı “

2
Latest posts by Keje Bemal (see all)

İnsan yalnız gelir dünyaya, bir başına ve üryan . Ve yalnız göçer gider yine bir başına ve yine üryan ..

Alıp verdiği iki nefes arasındaki ömründe hep bu yalnızlık döngüsünü kırmak için çabalar .

Ne ekmeğe , ne suya , ne barınmaya bu kadar yalnızlığını yenmek için harcadığı enerjiyi ayırdığı zamanı ayırmaz .

Kıyasıya bir savaş veriri bu konuyla ilintili hem kendiyle , hem ölümle , hem yaşamla , hem Tanrıyla …

Ver her seferinde bir şekilde gelip tosladığı duvar yalnızlıktır .

Bunu yenebilmek için her şeyi yapar , bir evin içine doğar , ailem der , mahallem , komşularım , dostlarım , çevrem , okul arkadaşlarım , sevgilim , eşim , çocuğum …

Zaman her birini teker teker sakin ve vakur sınar kendinden emin .

Önce büyür aileyi terk eder , sonra mahalleyi , komşularının , okul arkadaşlarının üzerini zamanın tozu kapatır , yollar çatallaştıkça geri de kalan bir hayale bir Leylan’a dönüşür yavaş yavaş …

Aşık olur , sevişir hınca hınç yalnızlığa inat çoğalır evlat denen koşulsuz sevgiliyle “tamam ! “ der “ bu sefer başardım ! “ zaman yine sessizce seyreder sabırla , evlat büyür bu sefer geride kalan serap kendisi olur .

En çok aşık olduğunda bir de evladı olduğunda inanır insan yalnızlığı yeneceğine . ..

Göğsünü öne çıkarır , omuzlarını diker , gözlerini parlatır , öyle inanmıştır ki uğruna en çetin , en kanlı savaşa tereddütsüz girer . 

Bir an kendini unutur …

Ölümü …

Yalnızlığı …

Dörtnala akarken zaman , ne zaman ki takatten düşüp , beli bükülürse o zaman fark eder en acımasız haliyle ne derece yalnız olduğunu ..

Belki bunun içindir ki yalnızlığı en kolay ölüme yakın olanlar kabullenir .

Kaçınılmaz sona yaklaştığını fark edecek yaşa gelebilecek kadar şanslı olanlar Allah’a yakınlaşır bu yüzden . Bilirler ki kuldan kimseye fayda yok !

Her ne kadar “ yalnızlık Allah’a mahsustur “ denilse de , onlar “ Allah’tan daha yalnız olduklarının bilincinde “ olanlar sessiz sedasız , kimseye yük olmadan , incinmeden , incitmeden , sitem etmeden huzurlu bir teslimiyetle emaneti sahibine , zamanın yükünü geriden gelene devrederler .

Zamanın kaç boyutu vardır bilinmez . Kaç boyutta daha yaşar insan o da muamma . Bilinen şey bizim gerçeklik kabul ettiğimiz ve yaşadığımızı var saydığımız boyutunda ki “ çırılçıplak yalnızlığımız” dır .

İnsan kendi içinde kalabalıklaşmayı bilirse belki derman olabilir bu yalnızlığa .

“ niteliksiz bir kalabalıktansa , nitelikli bir yalnızlığı “ seçer bazıları da kendi içinde bile kalabalıklaşmaya ihtiyaç duymadan “ insan sosyal bir yaratıktır “ diyenlere inat , kapatarak kapısını , penceresini dışarıdaki gürültülü uğultunun yüzüne içindeki derin sessizliğe gömülür .

Bu durum daha çok yalnızlıktan korkmayan ve birlikte olmak için rüşvet vermeyecek kadar ahlaklı insanlarda görülür .

Onlar acıyan gözlerle bakarlar insanın yalnızlıktan kaçmak için verdiği tüm çaresiz ödünler , tüm ahlaksız rüşvetlere .

Acırlar çünkü bilirler ki bu beyhude çabanın sonu “enkazı altında kalınmış bir yalnızlıktır “…

Ne kadar cesurca ve yalansız kucaklarsa insan bu konudaki gerçeğini ; O kadar az olur nihayetinde varacağı ıssız durağın çekilmezliği ve acısı .

Şimdi kendinize güzel bir kahve yapın , açın en sevdiğiniz müziği , içiyorsanız bir sigara yakın , içmiyorsanız şarkıyı mırıldanarak düşünün “ geleceğiniz durağın mutlaklığını bilirken , yalnız kalmamak için verilen bu kadar çaba , ödün , rüşvet ve onurdan eksiltmek niye ? “

Cesur olun !

Açın kapılarınızı sonuna kadar , bırakın ömrünüzde vadesi dolanlar her neyinizse çekip gitsinler !

Hem siz özgürleşin , hem onları özgürleştirin !

Belki de koşulsuz sevme kapısının bir anahtarı da budur.

Ne dersiniz ?

Önceki İçerikOrtak Paydası Olmayan Muhalifler
Sonraki İçerik2018 seçimine “Adam kazandı” mesajı damga vurmuştu.. Aynı mesaj yine tekrarlanır mı, ne  dersiniz?
Selda Karaarslan Diyarbakır’da dünyaya geldi. İlk, orta, lise eğitimini Diyarbakır’da, yüksek öğrenimini ise Urfa Harran Üniversitesi’nde Veterinerlik okuyarak tamamladı. Veteriner doktor olarak görev yapmamış ve bölge-Ortadoğu’da gelişen olaylara ilgi duydu. Seyyah, araştırmacı ve yazar olarak tanındı. Ezidiler, diline küsen çocuklar, Kürt eşcinsellerle ilgili yazılar ve araştırmalar yaptı. Yazıları çeşitli gazetelerde ve dergilerde yayınlandı. Dema Nu, Tiroj, Denge Azad, Denge Kürdistan gibi yayın organlarında yazılar kaleme aldı. Kadın hareketlerinin içinde bulunan bir aktivisttir. Bölge kadını açısından ise toplumun kadına reva gördüğü rolü yıkıp tarumar etmiş ilk kadınlardandır ve bu çalışmaları da devam etmektedir.

2 YORUMLAR

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz