Yaseminler

2
Latest posts by Vecdet Dikan (see all)

Narin görünüşlü yaseminler saf, duru ve masum duyguların sembolü olmuştu yıllar yılı. Güzel ve çekici olmanın da simgeleriydiler.

Büyülü bir gecede esrik yasemin kokularıyla mest olmuş, Cyrano de Bergerac‘ın Roxane‘a âşkını dile getiren tiratları, neredeyse gök kubbeye ulaşırdı. Arş- ı Ala’ya çıkan bu tiratlar edebiyatta da derin izler bırakmıştı.

 İtalya’da, yaz akşamları mehtaplı bir gecede, bahçesi çiçeklerle, sarmaşıklarla sarmalanmış, yaseminlerin bayıltıcı kokusuyla büyülenmiş, sevgilinin penceresinin altında gün doğumuna kadar serenat yapan sevgililer… 

Ve Akdeniz’de bir ada… 

Yaseminler bütün adayı mesken tutmuşlardı adeta…

İkindi vakti açan çiçekleri adayı bir çiçek festivaline dönüştürür, yasemin tüterdi bütün ada. Adaya yakıştığı kadar hiçbir yere yakışmazdı yaseminler. Kıbrıs demek yasemin demekti.

Adanın boynuna takılı bir inci gerdanlık gibiydi yaseminler… 

Havasını, suyunu, toprağını sevmişlerdi. Mutluydular burada. Açan her çiçeğiyle mutluluğu çoğaltıyorlardı. Kıbrıs’ın mis gibi yasemin tüten evleri…Yasemin kokan sokaklarıyla yokuş aşağı denize koşardı, aceleleri vardı.

Sıla özlemi çeken denizciye, tez elden ulaştıracağı, sevgilinin buram buram tüten kokusunu…Sıcak ve nemli yaz akşamlarında yaseminlerle esen meltem eşliğinde, esrik kendinden geçmiş sevgililer yürürdü kuytularda. Sarmaşıkları kıskandırırcasına…

Ya Beyrut? 

O, Ortadoğu’nun bir zamanlar Paris’iydi. Lüksün, rehavetin ve eğlencenin kentiydi. Yasemin eşliğinde yaşanmıştı büyülü aşklar. Sevgililer şampuanla yıkanan sokaklarında, yürümüşlerdi el ele sıcak ve büyülü gecelerinde Beyrut’un.

Şuf Dağlarında yaseminler sedir ağaçlarına eşlik ederek yukarıdan seyretmişlerdi Beyrut’u. Aşıkların ayak izlerini silmek istercesine acımasız ve yok edici silahlar yankılanmıştı bu sokaklarda. Top sesleriyle yarı uykularında uyanmıştı bebeler, her yanı saran barut kokusundan ürkmüştü yaseminler…  Savaşlar var olduğu zamandan beri güzelliğin ve aşkların, ezeli, acımasız, yok edici düşmanıydı. Harabeye dönen bu sokaklarda filizlenen yaseminler yaşamı yeniden selâmlamıştı.

Yaseminler, Akdeniz kıyılarından Kuzey Afrika’ya varana kadar devam etmişti serüvenlerine. Tunus’ta yasemin çiçekleri o kadar güzeldi ki bir kente “ Hammamet Yasemin” adı verilmişti. Tunuslu Seyyar yasemin satıcısının   zabıtaların uyguladığı baskıyla kendisini yakması, halkın yıllarca birikmiş öfkesini tetikleyerek   sokaklarda protesto gösterileriyle bir diktatörlüğü bitirmişti.

Yasemin Tunus’ta bir devrime de adını vermişti.

14.05.2021

Önceki İçerikOkurlarıma Hal ve Gidiş Raporum
Sonraki İçerikSchengen çilesi, Denizli’de Polis çilesi. Bu kadar zorlaştırma olmamalı…
Diyarbakır - Lice doğumlu İlkokulu Kayseri'de okuduktan sonra, ortaokul ve liseyi Diyarbakır'da bitirdi. Yakındoğu Hukuk Fakültesi‘nden mezun olduktan sonra Diyarbakir'a döndü. Hukukçu ve kolleksiyonerdir. Yaklaşık on iki yıl Kıbrıs'ta yaşadı. Kıbrıs'ın tarihini ve mimarisini inceledi. Bu amaçla Kıbrıs'ın müze ve ören yerlerini gezdi. Doğasını çok sevdiği Kıbrıs'ın çok kültürlü yapısından etkilendi. Yüzme ve bisiklet tutkunu olan Vecdet Dikan, fırsat buldukça doğa yürüyüşleri de yapar. Bir kitap ve edebiyat tutkunu olan Vecdet Dikan, Yaşamının tümünü edebi çalışmalarına ayırarak deneme, anı ve öykü türlerinde yazılar yazar.

2 YORUMLAR

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz