Yazmasam Deli Olacaktım

2

“Yeniden aynı şeyleri kim bilir kaçıncı kez tekrar etmenin kimseye bir yararı var mı? Varsa ben bilmiyorum” diyordu Fehmi Koru dünkü yazısında.

Bu satırlar her gün yazan bir yazar olarak beni de etkilemedi desem yalan söylemiş olurum.
Gerçekten de her gün aynı şeyleri mi yazıyoruz?
Bir bakıma evet bir bakıma hayır.

Her şeyden önce her gün yeni bir gün. Tıpatıp aynı cümleleri dahi etsek, değişen günün ortamında farklı manalara gelecektir meramımız.

Aynı suda iki defa yıkanılmayacağı nasıl bir gerçek ise, nehrin suyu gibi zamanın akışı da bizi, kelimelerimizi yeniliyor her daim.

Aslında kısa bir süre içinde Halk Yayınevi tarafından yazılarımın bir kısmından oluşacak bir kitabın basılacak olması da beni fazlasıyla heyecanlandırıyor.
2018’in son günlerinde ruh halimi şu sözlerle özetlemiştim.

“Haftanın 7 günü yazıyorum. Cumartesi ve Pazar iki içerik. Ayrıca ortalama hafta başına 1 röportaj. Haftada 10, ayda 40 yazı. Her bir yazı için klavye başında 1 saat harcasam neredeyse 1 ayın 48 saatini yazarak geçiriyorum.
Sadece ayda 2 günü bilfiil yazı yazarken geçiriyor olmak bile kulağa tuhaf geliyor.
Geçen haftanın 5 günü de memleket ahvalinin haline dair geçti. Yazdıklarıma baktım ve kendime şaştım. Bu tuhaflıklar ortamında aklıma nasıl mukayyet olduğumu düşündüm. Yine de şükür ediyorum. Türkiye’de akıl ve ruh sağlığını muhafaza ederek olana bitene bakabilmek bu tuhaf günleri geçirmek de mühim iş doğrusu.”

Ocak Medya’ya saldırılana kadar devam ettiğim hafta sonu ekstra içeriklere saldırı sonrası devam etmesem de hergün yazmaktan feragat hiç etmedim.

Bakmayın Türk Basınının duayeni Fehmi Koru’ya, “Fehmi Abi” diye seslenmeme, Ocak Medya kurulana kadar kendisi ile selamlaşmış bile değildim.
Ocak Medya’nın açıldığını duyan arkadaşım, bana yazma enerjim için bu plarformu işaret ettiğinde tanıştım Sn. Koru ile…

Önce bir örnek yazı ile başlayan hasbıhal 3 yılda tam 1220 yazı ile külliyata dönüştü.
1220 yazı en az 1220 sayfa demek. Her güne 1 yazının üzerindeki tempo ansiklopediye dönüşen bir üretime tahvil olmuş.

31 Mart seçimlerine yapılan fena muamelenin üzerine; yaklaşık 3 aylık süreçte, hep yeni şeyler bularak, yeni seçimi iple çekişimi ise, bir değil ardarda 2 yazı ile kaleme dökmüş ve bu yazılara başlık olarak “Her gün yazan yazar” ifadesini eklemiştim.

24 saatin döngüsünde yaklaşık 500 kelime ile meramı tekrar tekrar anlatacak kadar enerjiyi bulmamı tabii ki ülkenin gündemi sağlıyor.

Demokrasiden giderek uzaklaşan siyasi iktidarı uyarmak ve deyim yerindeyse kıyıya vuran milyarlarca deniz yıldızından kurtarabildiğim kadarını kurtarmak.

Tek bir deniz yıldızının bile değerli olduğunu unutmamak ve akılda tutmak.
Her gün yazarak adeta kendine has bir toplumsal/siyasi harita çizmek.

Çok umutlu olarak değil umudu kaybetmemek adına yazmak.
Tane tane anlatmak.
Kızmadan ve sükûnetle.
En olmadık yerlerde yazıların yankılandığını görmek.

Kibri aklını aşmış zamane titanlarının yazılarınızdan kopya çektiğini görmek.
Bütün bunları ancak usanmadan hergün yazarak deneyimleyebilirsiniz.

Fehmi Abi dünki kısa yazısını şöyle bağlıyordu :
“Şairin dediği gibi “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. En iyisi gönlün sesini duymazlıktan gelmek.”
Şairin çağlar öncesinden yankılanan sözlerinde şu cümleler de var :
“Beyhude gamlanma divane gönül!
Cümle alemin rızkını veren vardır.
Yaptığın hatayı görmüyor sanma.
Kalpte gizli en derin sırları bilen vardır.
Mal-ı emlakım var deyu güvenme!
Arkam var deyu dayanma!
Sırt üstü insanı yere varan vardır.”

Bu muhteşem dizelerin tarif ettiği bir hayatı yaşadığım için Allah’a şükrediyorum.
Yazmak yaşamaktır.
Hemingway “yaşamazsan yazamazsın” diyerek özetlemiş durumu.
Ben de yazarak ve yaşayarak var oluyorum.
Allah bunu benden hiç esirgemesin.

2 YORUMLAR

  1. “Allah bunu benden hiç esirgemesin.”Amin! Allah yardımcınız olsun.

    Kalamler “ATOM” bombasından daha etkili olduğunu bilenler satın alamadığı kalemleri susturabilmek için, adeta seferberlik ilan eder gibi Cahilerden oluşmüş! Troller ordusunu ortalığa saliyorlar.akıllarınca troller ile yazarları susturabileceklerini zannediyorlar.

    Türkiyeyi hem içerde hemde dışarda maddi manevi bitirdiler.

  2. *******
    ….
    Deli olacaksa adam…
    Yazsa da bir, yazmasada!
    İçte kalmamalı meram!
    Biri pek anlamasada…

    Güzel güzel anlatırsan,
    Anlayanlar çıkar elbet!..
    Doğruluktan hiç şaşmadan,
    Sen yeter ki efor sarfet!…
    ….
    *******

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz