Kurtlar Vadisi Yeni Türkiye 

0

‘Kurtlar Vadisi’ dizisi tekrar gündeme geldi. 

Gelmesi de gerekiyordu. 

Neden mi? 
Önce dizinin nasıl gündeme geldiğine değineyim. 

TRT Müzik kanalında MFÖ’nün Mazhar Alanson’u bir program yapıyor. Alanson’un TRT’de program yapması bana garip gelse de vardır bir bildiği diyerek geçeyim. 

Mazhar Alanson – Necati Şaşmaz

Bu programa misafir olarak dizinin başrol oyuncusu Necati Şaşmaz’ı davet etmiş. 
Şaşmaz programda dizinin tekrar başlayacağını ifade ederek tarih de vermiş: ‘Ocak ayında çekimler başlayacak’. 

Ahaber’in internet sayfasından programa ilişkin haberi okuyabilirsiniz. 

Gelelim benim ‘Kurtlar Vadisi’ nin tekrar gündem olmasına ilişkin düşünceme. 

Öncelikle dizi tekrar gündeme gelmeliydi.

Ortam buna çok müsait. Yani ortam diziye konu olacak olaylarla kaynıyor adeta. 

Buna gereklilik vardı da denebilir.

Ancak dizi yapımcılarına tavsiyem dizinin adını değiştirmeleri noktasında. Artık dizinin adı ‘Kurtlar Vadisi’ olmamalı, bence yeni isim şöyle olsun: ‘Çakallar Vadisi’


Ve dizinin adına mutlaka ‘Yeni Türkiye’ ibaresi de eklenmeli. 

Eski Türkiye’ye dair olan ilk başlangıç Kurtlar Vadisi için şahıslar ve kurumlar belliydi. 

Doğu’da görev yapanlar, görevlerini kötüye kullananlar buna en güzel örnek ‘Pala’ adı verilen kişiydi. İstihbarat ve Askeriye arasında yaşanan olaylar, gerginlikler ve o zamanın en popüler konusu olan Mafya. 

Hatırlarsınız dizi çıktığında önce mafyayı bitirmişti. Mafya diye bir hukuksuzluk kalmamıştı. Ardından da ülkemizdeki aşiretler ‘devlete bağlı olanlar’ diye kutsanmış ve devlete bağlılık öncelikli kutsama noktasıydı. 

Aşiretlerin devlete bağlı olmama gibi bir şansları var mı ki? 

Devlete bağlı olmadıklarında zorluklar ve baskılar arttıkça artıyor. Onlar da mecburen devlete bağlılıklarını sunuyorlar. 

Bir aşiret düşünün hem Diyarbakır’da hem de Kuzey Irak’ta Duhok ve Süleymaniye’de de var. Bu aşiret nasıl devlete bağlılığını sunacak çünkü aşiretin bir kolu Irak’ta. 
Ne yapsın onlar da bir şekilde bağlı olduklarını bildiriyorlar. 

Dizide sıklıkla vurgulanan diğer bir konu da ‘Biz bu vatanı karşılıksız severiz’.

Aşiretlere ve Doğu’daki insanlara bu aşılanıyor ama başka bölgelerdekiler için böyle bir durum söz konusu değil. 

Bugüne gelelim konuya da açıklık getirelim. 

Bugün durum çok ama çok değişti.

Doğudaki vatandaşlarımız için baskılanan ‘karşılıksız sevmek’ özellikle Karadenizli iş insanları ve politikacılar için geçerli değil nedense. Onların sevmesi için mutlaka duygusal bir ilişki olması gerekiyor. 

Dizi tekrar çekilecek ama kaldırılan mafya daha şiddetli şekilde tekrar gündemde. Saralları, Maralları, Taralları, Taşkesenleri, Başkesenleri… 

Hüsrev Ağa vardı eskiden ama şimdi tek bir eroin baronu yok ki. 

İstanbul tam da yasa dışı işler cennetine dönmüş durumda.

Ruslar vardı eskiden. 

Şimdi Rusu, Sırpı, Katarlısı, Suriyelisi. 

Emin olun yeni çekilecek Kurtlar Vadisi için malzeme bitmeyecek. 

Acaba Polat hangi biriyle uğraşacak. 

Eskiden sadece Mehmet Karhanlı’nın konseyi vardı ama şimdi öyle mi ya. 

Konseyler o kadar arttı ki. 

Bir de konseyler üstü konseyler var. 

Merak ediyorum dizinin yeni çekimlerinde Polat hangi konseylerle ve hangi baronlarla uğraşacak. Tabi durumun bir de başka kıtalara giden yönleri de var. 

Brezilya Polisi’nin özel uçakla İstanbul’a gönderilmeye çalışılırken yakaladığı bavullar dolusu esrar işi de var. 

Kıtalar arası demişken aklıma Zarrab da geldi. Polat Zarrab’ı sorgulamak için ABD’ye gider mi mesela. O da Halkbank’ı zarara uğratmıştı. Yani milleti… 

Belki de daha önemli soru da Polat BAE’ne gidecek mi? 
Sedat Peker dizide yer alır mı? 
Alırsa hangi bağlamda. 

Devlete bağlı biri ama şimdi de iktidara risk oluşturuyor! 

Hadi bakalım ‘Çakallar Vadisi’ pardon ‘Kurtlar Vadisi’ yapımcıları, sizleri bekliyoruz. 

İlk çıktığında bütün mafyaya, devletteki mafya benzeri örgütlenmelere savaş açmıştınız, şimdi bu savaşı açabilecek misiniz? 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Önceki İçerikYalan Çukuru!
Sonraki İçerikDeva Partisi.. Gelecek Partisi.. İlk seçimin sürpriz partileri olabilecekler mi?
Sinan Eskicioğlu kimdir? 1974 İzmir’de dünyaya geldi. Agah Efendi İlkokulu’nda eğitim hayatına başladı. İzmir İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra ÖSYM sınavlarında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Kelam dalında ‘Allah’ın iradesi ve Nedensellik Problemi’ isimli bitirme teziyle, gecikmeli olarak 2000 yılında üniversiteden mezun oldu. 28 Şubat sürecinin etkisiyle İlahiyat fakültesi mezunlarının öğretmen yapılmaması yüzünden 2002 yılına kadar ticaretle ilgilendi. 2002 yılında D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde Din Felsefesi dalında yüksek lisansa başladı. Aynı yıl yüksek lisans programını yarıda bırakıp Almanya’ya gitti. Almanya’da Diyanet’e bağlı çeşitli camilerde eğitmenlik ve öğretmenlik yaptı. Duisburg-Essen Üniversitesi Sosyal işler ve yöneticilik bölümünde eğitim aldı. 2007-2011 yılları arasında IGMG (Avrupa Milli Görüş)’de Düsseldorf Bölgesi Eğitim Merkezi müdürlüğü ve bölge eğitmeni olarak çalıştı. 2011-2013 yılları arasında Osnabrück Üniversitesi Protestan Mezhebi bölümünde eğitimine devam etti. 2016 yılından itibaren Ocak Medya gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır. 2020 yılında gazetenin genel yayın yönetmenliğini üstlenen yazar Almanca, İngilizce bilmektedir. şimdiye kadar yayınlanmış olan yedi kitabı vardır. Yok Edin İnsanın İnsana Kulluğunu- Kişiselleştirilmiş İslam, Zeytin Ağacı (Roman), Katar istanbul, Müslüman Kardeşlerden Ak Parti’ye İslamcılık., Tarihteki Dindar Zalimler. İbn Sina, İbn Haldun

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz