Muhalefet İktidarın Başarısızlığını Kendi Başarı Hanesine Yazıyor

0

Bu zamlar nerede duracak sorusu artık herkesin diline pelesenk olmuş, peynir et fiyatlarını geçti, ekmek bir yılda fiyatını sekizinci kez katlama rekoruna erişti. 

Peki zamlar nerede duracak? 

Vatandaş bilmiyor. 

Ekonomistler de bilmiyor. 

Ve gelen açıklamalar bakarsak hükûmet de bilmiyor. 

Peki kim biliyor? 

Hiç kimse! 

Ama bunu birilerin bilmesi gerekiyor. 

Çünkü bu zamların bir yerde durdurulması, doğal seyrine konulması gerekiyor. 

Doğal seyir nedir ki? 

Dünyada herkesin ortalama yaptığı… 

Eğer zamlar doğal değil ise, bu hükümetin doğal olanın dışına çıktığı anlamına geliyor ki, bu arkası kesilmeyen zamlara bakacak olursak hükümetin doğal olanın dışına çıktı ortada. 

Ama şu var; doğal olanın dışına çıkanın mutlaka bir planı olur, sonuçta ekonomide büyümenin bir kriteri de risk almaktan geçiyor. 

Soru şu; hükümet iyi bir hamle yapmak için risk mi alıyor? 

Yoksa pek çokların söylediği gibi ne yaptığını bilmiyor mu? 

Ekonomistlere bakarsak hükümettin ne yaptığını bilmediğini ve esas itibariye ekonomiyi yönetemediğini söylüyor. 

Hükümete baktığımızda ise ne yaptığını bildiğini ve halkın başka bir seçeneği varmış gibi biraz daha sabretmeleri gerektiğini söylüyor. 

Halk sabreder mi? 

Muhtemelen eder, ama seçimlere kadar. 

Neden seçimlere kadar? 

Çünkü bu halkın geleneğinde direnmek ve direnerek bir hükümeti istifaya zorlamak gibi bir seçenek yoktur. 

Ama geçmiş ekonomik krizlere bakarsak seçimlerde sonucu sandığa yansıtmak gibi bir özelliği olduğu söylenebilir. 

Artık bu kadarı da olsun diyelim! 

Neden öyle diyorum? 

Çünkü sözünü ettiğimiz alan siyasi bir alandır, yani olayların kendi doğal seyri içinde cereyan etmediği bir alan. 

Bu ne demek oluyor? 

İşin doğrusu bu tüm olanlara rağmen bu hükümetin seçimleri tekrar alabileceği anlamına geliyor. 

Peki hükümet seçimleri kazanırsa -her şeyden vaz geçtim- bir şeyler düzelir mi? 

Hükümete bakarsak düzeleceğini söylüyor, ama ekonomistlere bakarsak her şeyin bu şekilde devam edeceğini… 

Peki neden her şey bu şekilde devam edecek? 

Ekonominin doğal seyri içinde bu hükümettin uygulamalarıyla piyasadan elendiğini ve artık piyasaların bu hükümetin varlığına tepki verdiğini. 

Bu ne demek oluyor? 

Bu şu demektir; artık piyasalar bu hükümete tahammül göstermiyor! 

Daha açık bir ifadeye artık bu hükümet doğru politikalar üretse bile piyasalar bu hükümete güvenmiyor ve bu hükümet gitmediği sürece bir şeylerin düzelmeyeceği anlamına geliyor. 

Peki ya hükümet iyi bir şeyler yaparsa? 

Ne yazık güvenilirlik kredinizi tükettiğinizde artık size kimse kredi vermiyor ve siz piyasalarda kredi bulamadığınızda o işin feriştahı olsanız bile başarmanız pek mümkün olmayabiliyor.  

Çünkü insanlar size güvenmiyor ve size güvenmedikleri için kendileri de yatırım yapmıyor, elindeki sermayeyi de ya krizin yarattığı karlı limanlara çekiyor ya da daha güvenli ve âtıl limanlara. 

Kötüsü mevcut hükümet piyasalardaki güven kredisini bu kadar kötü kullanmış bulunuyor. 

Peki esas soru bu hükümet gider mi? 

Birileri bu hükümetin seçimle bile gönderilemeyeceğini, seçimlere bu kadar önem vermesini meşruiyetin sağladığı olanaklardan yararlanmayı yeğ tutmasından ileri geldiğini söylüyor.  

Bunu bilemem, işin bu tarafı beni aşıyor, ülkede bunun böyle olabileceğini söyleyen yeteri kadar komplo teorisyeni var. 

Ben işin muhalefet cenahına bakıyorum. 

Bana göre önemli olan soru şu; bu muhalefet bu iktidarı götürebilir mi? 

Muhalefete bakarsak seçimleri çantada keklik görüyor! 

İyi de bir kekliğin çantada olması için bir şeyler yapmak gerekiyor! 

Muhalefettin böyle bir derdi var mı gerçekten?  

Bana kalırsa mevcut muhalefet iktidarın kötü giden ekonomiyi her gün biraz daha kötüleştirmesinden medet ummaktan başka bir şey yapmıyor. 

Yani daha açık bir ifadeyle muhalefet iktidarın başarısızlığını kendi başarı hanesine yazıyor! 

Belli ki bu muhalefet iktidarın içinde olduğu aciz duruma bakınca başka bir şey yapma gereği görmüyor. 

Peki böyle bir durum bir muhalefete seçim kazandırır mı? 

Ya da iktidar gurubu gerçekten bu kadar aciz mi? 

Hiç sanmıyorum; arenada tek ayak üzerinde kırk takla atan bir lider ile arenaya her çıktığında obez çocuklar gibi kendisini yerde yuvarlamaktan başka bir şey yapmayan, yapamayan bir muhalefet liderinden söz ediyoruz.  

Bu işin bir de halk tarafı var, jüri kuruluna kurulmuş, bir karar vermeye çalışıyor. 

Siz o jürinin yerinde olsanız tek ayak üzerinde kırk takla atan yarışmacıya mı oyunuzu verirsiniz yoksa rakip diye arenaya çıkmış yuvarlanan ve yuvarlandıkça herkesi kendisine güldüren o obez çocuğa mı? 

Evet, artık halkın önemli bir kesimi mevcut iktidarın piyasaların durumunu düzelteceği yönündeki umudunu kesmiştir ki, bu anlaşılır bir durumdur, çünkü aradan uzun yıllar geçmesine rağmen hala ufukta bir şey görünmüyor. 

Eskilerin deyimiyle; belli ki hükümet lafla peynir gemisini yürütmeye çalışıyor! 

Yani yol almak için yelkenlere rüzgâr yerine umut üflüyor. 

Peki halk bu yönde umut verici hiçbir varlık göstermeyen, gösteremeyen muhalefete oyunu verir mi?  

Şahsen bundan emin değilim, o yüzden muhalefette tek tavsiyem; gerçekten bir iktidar hesabınız varsa bir an önce bu rehavetten kurtulun.  

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz