Yunanistan’ın Korona Başarısındaki Sırrı Nedir?

0

Covid-19 toplumsal olarak eksikliği hissedilen bir çok özelliğimizi bize hatırlattı.
Nitekim ilk defa bir AKP’linin ağzından partizanlık yapılmaması yönünde temenniler duyduk.
Hepimizi şaşkına düşüren hükümet sözcüsü Ömer Çelik tek bir partiden söz etti birden. Bu partinin adı Vatandaş Partisiymiş.
Oysa bu zamana kadar ‘illet ve zillet partisi’ olarak ikiye ayrılıyorduk.

Yazık ki şakası bile kulak tırmalayan “ötekileştirme” iş modeli uzun süredir devrede. Covid-19 ile beraber sadece vergisine ve üretimine muhtaç olunan halk kitlesinin dayanışmasına da ihtiyaç duyuldu.
Bir çok defa ‘iktidardan yana oy atmıyor’ diyerek bilinçsizlikle suçlanan muhalif kitlelerin aslında vatandaş olduğu anımsandı. Ülke vatandaşlık ortak paydasına toplanmaya çalışılıyor.

Belediyelerin öne çıktığı yardım organizasyonları iktidarın oy konsolidasyonuna bir tehdit olarak algılanıyor ve ne yapacaksınız bizim çatımızda yapın deniyor. Oysa aynı muhalefete deprem vergileri için hesap sorduğunda ‘size dert anlatacak zaman yok’ deniyordu.
Bu defa belediyeler yardımlarının hak sahiplerine ulaştığından emin olma derdindeler ve onlara hesap vermeyen küstah dile karşı haklı bir güvensizlik içindeler.

2013’te inşaatı başlayan hastane kısmen açılıyor. Bu hastaneyi yapan müteahhit şirketin portföyünde neredeyse bütün hastaneler var.
Kamu bankalarının faydalarından bahseden iktidar, bütün inşaatları neden (hep aynı) özel şirketlere yaptırıyor orası meçhul. Meçhul olmayan 7 senede kısmen biten hastanenin de aslında bedelinin önümüzdeki çeyrek yüzyıl boyunca ödenecek olması.

İktidar hatadan münezzeh ve tek istediği herkesin etrafında toplandığı bir odak olmak. Oysa ki 2 hafta önceki sokağa çıkma kısıtlamasında oluşan kaos hiç de etrafında güvenle toplanacak bir modeli işaret etmiyor.

İnfaz yasası ile salınan binlerce mahkum ülkenin en kırılgan döneminde ekonomik yoksunluğun yıkıcı etkilerine açık biçimde topluma dahil edildi.
Ceza sisteminin ne denli rehabilite etmeden uzak olduğunu Ceylan Aslan’a kıyan babanın halinden anlayabiliriz.

Hangi sebeple olursa olsun eşine şiddeti tescilli bir babanın ailesiyle çekincesizce buluşabildiği bir hukuk sistemi saatli bombadan farksızdır.
Bu pimi çekik bomba dün patladı ve 9 yaşında bir kız çocuğuna acıyı ve ölümü tattırdı.

Bu modelin infaz yasasına güvenmemiz bekleniyor. Güvenmemiştik. Haklı çıkmak bizi mutlu etmedi. İnsanlar aynı şeyleri yapıp farklı sonuç almayı beklemezler. En azından makul insanlar böyledir.

Varili 116 dolardan 11 dolara düşen petrol değerinin %90’ını kaybetti. Oysa Türkiyede ortalama bir aracın deposunu doldurmak yaklaşık 40-50 dolar hala. Fiyatı düştükçe vergisi artıyor benzinin bizler için.

Öte tarafta ‘Part Time Karantina’ uygulamasında yarın yeni bir modelle tanışacağız. Tam 4 gün boyunca büyük kentler ve Zonguldak ahalisi eve kapanacak.
Sokağa çıkma yasağından ziyade sokağa çıkma kısıtlaması olarak tanıtılan uygulama bir çok istisnalar içeriyor.
Sokağa çıkılmayacak ama hiçbir şeyden de mahrum olunmayacak.
Adeta ‘Koronacılık’ oynanıyor. Yasak var mı yok mu belli değil.

Bütün bu tabloda “bize güven gerisini merak etme sen” diyen anlayış pek de makbul gelmiyor karşıdan baktığımızda.

İktidar ekonominin dizginlerini elinde tutamıyor, basın özgürlüğünde 154. olan ülke Korona’da ilk 10’da. Devalüasyon liginde ise herhalde 1 numara.
Bu kadar tesadüf için filme gerek yok.
Filmin gerçeği karşımızda ve biz bu filmden hiç memnun değiliz.

Israrla ne kadar mükemmel olduğunu söyleyen birileri var. Oysa ki mükemmelin tanımı çok ama çok başka.
Örneğin size işini mükemmel yapan bir ülke söyleyeyim mi: Yunanistan.
Kapı komşumuz ve yılda neredeyse nüfusunun 2 katı turist ağırlıyor. Bize 160 milyon turist gelmesi demek. Nüfusu 5’te 1’imiz. Korona sayısı mı? Bizim %2’imiz !!!

Bu ülkede başkanlık sistemi yok ama kriz için bir başkanları var. Adı Türk kökenini çağrıştıran Nikos Hardalias’a ithaf edilen şarkıyı linkten dinleyebilirsiniz.

Ne dersiniz çare nerdeymiş?
Hastaları iyileştiriyoruz diye övünen başkanlık sisteminde mi, yoksa hasta etmediği için övülen kriz yönetiminde mi?

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz